Ayşegül Pehlivanlar: Başarıya Planlı Çalışmak Ulaştırdı

Ayşegül Pehlivanlar: Başarıya Planlı Çalışmak Ulaştırdı

Eylül ayında Hırvatistan’ın Osijek kentinde düzenlenen Dünya Kupası’nda 10 metre havalı tabancada dünya rekoru kıran Ayşegül Pehlivanlar Rio 2016 Paralimpik Oyunlar’da kazandığı bronz madalyanın ardından bir kez daha yüz güldürdü. Gittikçe artan performansını ve çalışma prensiplerini hem kendisine hem de Ayşegül’ün hocası Paralimpik Atıcılık Milli Takım Antrenörü Tolga Korkusuz’a sorduk.

*

Git gide artan bir performansın var. Dünya kupası şampiyonluğu, paralimpik oyunlarda bronz madalya derken yakın zaman önce Hırvatistan’da dünya rekoru kırarak şampiyon oldun. İstikrarlı bir şekilde yükselen grafiğini neye borçlusun?

Her şeyden önce yaptığım sporu çok seviyorum ve keyif alarak yapıyorum, bu hangi ortamda ve seviyede olursa olsun değişmiyor. Bununla birlikte, özgüvenim, disiplinim, istek ve azmim, ailemin ve arkadaşlarımın verdiği manevi destek, hayata pozitif bakışım, tecrübeli ve son derece profesyonel olan Tolga hocamla planlı ve bilinçli bir şekilde yaptığımız çalışmalar performansımı korumamı ve yükseltmemi sağlıyor. 

Peki, Ayşegül Pehlivanlar atıcılık sporuna nasıl başladı? Sendeki bu yeteneği ve potansiyeli ilk fark eden kimdi? Madalyalara giden süreci bizimle paylaşır mısın?

Hayatı sporla özdeşleşmiş hala sporun içinde olan bir babanın kızıyım. Babam sürekli spor yapmam için beni teşvik etmiştir. Müsabakalarına da çoğu zaman birlikte gitmişizdir. Yine babamın İzmir’deki bir atletizm müsabakası sırasında, tesadüfen girdiğimiz poligonda Nami ve Himmet hocaların bana birkaç saat atış yaptırarak atış sporuna yönlendirmesiyle başladım. Madalyalara giden süreçte ise oldukça yoğun kamplarda ve özel çalışmalarda, Tolga hocamın verdiği programlar ve yaptırdığı antrenmanlarda, disiplinli ve planlı bir şekilde çalışarak, özel hayatıma dikkat ederek, hedefleri adım adım belirlenmiş keyifli ama zorlu bir dönem yaşadım. 

Bir röportajında diyorsun ki “Atıcılık sporunda en büyük rakibimiz aslında kendimiziz.” Bu durum kimi sporcularda motivasyon kaynağı olabiliyor ancak kimisinde tersi durum söz konusu. Kendini müsabakalara psikolojik olarak nasıl hazırlıyorsun?

Atıcılık sporunda karşınızda o an için yeneceğiniz bir rakibiniz yoktur, silahınız ve hedefiniz ile baş başasınızdır. Önce doğru tekniklerle doğru bir şekilde atış yaparak yapabildiğinizin en iyisini yapmaya çalışmalısınız. Bu yüzden, antrenörlerimizin söylediği gibi, rakibimi hep kendim olarak görmeyi başarabilmem beni hep olumlu motive etti. Müsabakalarda hep kendimle yarıştım. Müsabakalara  psikolojik olarak hazırlanırken zihnimde müsabakada yapmam gerekenleri gerçekmişçesine hayal ederek yapar, beynimdeki bütün olumsuz düşünceleri atmaya çalışarak, müsabakadan 2-3 gün öncesinden itibaren mümkün olduğu kadar dış dünya ile iletişimimi azaltarak, müzik dinleyerek, ailemin ve arkadaşlarımın bana olan güvenini hatırlayıp hissederek, hocamla sohbet ederek hazırlanırım.

Artık önümüzde Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları var. Rio’da bronz madalya alarak madalya hedefine ulaşmış oldun. Herkes senden Tokyo 2020’de madalyanın rengini değiştirmeni bekliyor. Hem 2020 hedeflerini hem de bu hedefe giden çalışma sürecini bize anlatır mısın?

Atıcılık, kendine has özelliklerinden dolayı istikrar sağlamanın en zor olduğu branşlardan birisidir. Tabii ki hedefim ve en büyük hayalim 2020 Tokyo da İstiklal Marşımızı dinletmek. Ancak önce yine 2020 Tokyo için kota almalı ve orada finale kalmalıyım. Önümüzdeki süreçte de 2019 Dünya Şampiyonasında bunun bir provasını yapmayı planlıyoruz. Beklentileri biliyor, amatör ruh ve profesyonel  düşünceyle, aynı disiplinle, hocamın verdiği programla milli takım formasının bilincini ve sorumluluğunu taşıyarak hazırlanıyorum. Beni destekleyen ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum, kendimle yarışmaya devam edeceğim…

 

Tolga Hocam, siz Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Atıcılık Milli Takım Teknik Direktörüsünüz. Ayşegül gibi Korhan Yamaç gibi şampiyon sporcularla çalışıyorsunuz. Özetle Atıcılık branşındaki başarılarınız ve gelecek hedefleriniz hakkında bize bilgi verebilir misiniz? Bunun yanı sıra Ayşegül’ün sporculuğu hakkında hocası olarak söyleyecekleriniz de vardır mutlaka.

2004 yılı sonundan itibaren ara verdiğim bir dönem hariç 10 yıldan fazla bir süredir Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Atıcılık branşında her seviyede görev yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Korhan Yamaç’ın Atina 2004’de elde ettiği ilk paralimpik şampiyonluğu ve aldığı ilk madalyalar, engelli sporlarına gönül veren ve bu sporu yapan herkesin bakış açısını değiştirip ufkunu genişletti. Bu başarı ulaşılabilir örnek bir hedef olarak tüm yöneticilerin, paralimpik branşlarda sporcu ve teknik kadroların motivasyonuna katkı sağlayıp çalışmalarına ivme ve yön verdi.

Bedensel engelli spor camiasına katılıp Paralimpik Atıcılık branşında göreve ilk geldiğim günlerde belirlediğim ve peşinde koştuğum hedef, Korhan Yamaç ile tekrar ve ilave yeni sporcularla paralimpik oyunlarda kürsüde yer almak, Atıcılık branşında ülkemize dünyada ilk 5, Avrupa’da ilk 3 arasında yer alan başarılı ve saygın bir konum kazandırmak idi.

Bildiğiniz gibi Londra 2012’de Korhan Yamaç ile gümüş, Rio 2016 da Ayşegül Pehlivanlar ile bronz madalya kazanarak paralimpik oyunlarda kürsüde yer aldık.

2004’te Atina’da Atıcılık branşında 2 sporcu ile temsil edilmiştik, Rio 2016’da ise 9 sporcu ile temsil edilirken, Atıcılık branşında yarışma hakkı elde eden 41 ülke arasında en çok sporcu ile temsil edilen 4’ncü ülke olduk. Rio’da 4 ayrı sporcu (Korhan Yamaç, Cevat Karagöl, Aysel Özgan, Ayşegül Pehlivanlar)  ile finallerde yarıştık.

Geçtiğimiz dönemde, yukarıda bahsettiğimiz sporcularımızla birlikte ismini saymadığım 10’dan fazla sporcumuzla Dünya ve Avrupa Şampiyonaları / Kupaları seviyesinde elde ettiğimiz ferdi ve takım düzeyinde pek çok derecemiz var.

Ayrıca ülkemizde 7 kez düzenlediğimiz Uluslararası Paralimpik Dünya Kupaları/Turnuvaları ve yurt dışında görev almaya başlayan uluslararası hakemlerimiz ve sınıflandırmacılarımız ile başarılarımızı perçinleyerek Paralimpik Atıcılıkta saygın ve başarılı bir konuma eriştik.

Tüm bunları gerçekçi ve kademelendirilmiş hedefler, planlı ve hedefe yönelik verimli çalışmalar, istikrarlı ve uyumlu teknik ve idari kadrolar, sporcularımızın özverili, disiplinli ve uyumlu çalışmaları ile başarırken, milletimizin imkânlarını bize sunan devletimizin spor kurumları ve yöneticileri, Federasyon Başkanımız Arif Ümit Uztürk ve yönetimimiz, birlikte çalıştığımız eski başkanlarımız ve yönetimleri ile maalesef çok az sayıda olan engelli atıcılık kulüplerimizin idareci ve antrenörleri en büyük destekçimiz oldu.  

Önümüzdeki dönemde de kendine özgü yarışma kuralları ve özelliklerinden dolayı performansta istikrarı sağlamanın son derece güç olduğu Atıcılık branşında, önce istikrarı devam ettirmek ve sonra başarılarımızı daha yukarı taşımak istiyoruz. Tabii ki bu dönem için nihai hedefimiz, Tokyo 2020’de birden fazla sporcu ile birden fazla madalya alarak şimdiye kadarki başarılarımızı aşmaktır. Bunu başarabilmek noktasında kendimize ve sporcularımıza güveniyor ve inanıyoruz. Ayşegül Pehlivanlar özelinde ise onun bu kısa ama başarılarla dolu spor geçmişinde yaşadığı serüveni özet bir şekilde anlatmaya çalışırken, başarılarında yeteneğinin yanında pay sahibi olan güzel kalbinden ve karakterinden bahsetmemek olmaz.

Ayşegül ilk kez Nisan 2015’teki milli takım kampı ile aramıza katıldığında ve onu tanımaya başladığımda geçmişte yaşadığı üzücü anılarına rağmen hayata pozitif bakan, kendi ile barışık, bir yandan sosyal, paylaşımcı, iyi ilişkiler kurabilen bir yandan da gerektiği zamanlarda yaptığı işe son derece konsantre ve motive olmakta zorlanmayan bir insan olduğunu fark ettim. Birkaç günlük çalışma içerisinde de yeteneğinin oldukça iyi olduğunu anlayıp kendisine ev ödevi verip kamp sona ermeden geri gönderdim ve diğer kampa tekrar çağıracağımı söyledim. Kendisi buna şaşırmakla birlikte bana ve ekibimize güvenerek o günden itibaren her söylediğimizi harfiyen yapmaya çalıştı.

Rio Paralimpik Oyunları için kota takvimi sürecinin yarısını geçmiştik ve sadece 6 ayımız vardı, bir sürpriz yaparak Rio kotası alabileceğini düşünüyordum. İlk kampta hazır olmadan ve bazı yanlışlıkları düzeltmeden oldukça tecrübeli arkadaşlarının arasına hemen koymak istememiştim. Sonraki süreçte o dönem içindeki her kampa davet ettik ve kota veren müsabakalara kendisini götürdük ama kotayı alana kadar böyle bir hedef söylemedik. Özgüveni, yeteneği ve disiplinli çalışması ile Rio için son kotayı veren müsabakada hem de şampiyon olarak kazandı. Sonrasında hedef koyarak devam ettik ve bunların hepsini göğüsleyip doğru çalışmaya devam etmesi ile paralimpik madalya ve dünya rekoruna giden süreç yaşandı. Önümüzdeki süreçte de dünyada kendi branşında her zaman finallerde yarışabilecek ve kürsüde olabilecek sporcular arasına girdi.

Ne mutlu bize ki, Atatürk’ün dediği gibi başarılı ve aynı zamanda zeki, çevik ve ahlaklı bir sporcu daha kazandık.