Branş Tanıtım: OKÇULUK

Branş Tanıtım: OKÇULUK

Kadim Sanat: OKÇULUK

Okçuluk, halen varlığını sürdüren en eski sporlardandır. Kadim okçuluğa dair kanıtlar dünyanın pek çok bölgesinde bulunmuştur. Muhtemelen Taş Devri (M.Ö. 20.000)’ne kadar tarihlense de, yay ile oku bir arada kullanan ilk uygarlık Mısırlılar olmuştur.

Okçuluğun popülerliği, en çok bilinen örneklerden biri olan Robin Hood hikâyesinde de olduğu gibi, pek çok halk türküsü ve folklor öğesinde yansıtılmıştır. Okçulukla ilgili göndermelerin çoğu Yunan Mitolojisi’ne yapılır; Odyssey’in 21. kitabındaki Ulysses’in hikâyesi iyi bilinen bir örnektir. Ulysses aslında seçkin yeteneklere sahip bir okçu olarak bilinmektedir. Kocasının 20 yıl süren yokluğundan sonra Penelope, talipleri arasından, kocası (Ulysses)’nın yayını germeyi başaran kişiyle evlenecektir. Truva Savaşı’ndan dönen ve çoban kılığına giren Ulysses, kendi yayını germeyi başaran tek kişi olur ve attığı oku aynı hizada duran 12 yüzüğün ortasından geçirir. Böylelikle karısına kim olduğunu kanıtlar ve uzun süren yokluğundan faydalanmaya çalışanları da mağlup etmeyi başarır.

Okçuluğa dair bilinen ilk organize müsabaka, 3000 kişinin katılımıyla Finsbury, İngiltere’de 1853 yılında gerçekleşmiştir. 30 Yıl Savaşı (1618-1648)’ndan bu yana top ateşinin sahneye çıkmasıyla, yay geçmişe ait bir silaha dönüştü. O zamandan beri okçuluk eğlence ve rekabete dayanan bir spor olarak varlığını sürdürmektedir.

Osmanlıda Okçuluk

Osmanlı Ordusu içinde özel bir yere sahip kılınan okçuluk adeta bir sanat kolu olarak kabul edildi ve Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren tüm padişahlar okçuluk sporu ile bizzat meşgul oldular. Fatih Sultan Mehmet’in 1453 yılında İstanbul’u fethinin hemen ardından kurulan Ok Meydanı, ok talim yeri olarak bu sanat koluna ayrıldı. Her ne kadar Fatih’ten önceki bazı hükümdarların dönemlerinde çeşitli okçuluk yarışmaları yapılmış ise de okçuluğun bir esasa bağlanarak ciddi bir şekilde ele alınması, saha ve tesislerin oluşturulması Fatih Sultan Mehmet’in emri ile başlamıştır.

Paralimpik Okçuluğa İlişkin Genel Bilgiler

Paralimpik bir spor dalı da olan okçuluk, 1960 Roma Paralimpik Oyunları’nda programa alınmış, bu tarihten beri de aralıksız olarak programlarda yer almıştır. İlk başlarda fiziksel engelli bireyler için rehabilitasyon ve eğlence amacı taşımaktayken, zamanla elit sporcuların yetişmesine olanak sağlamış ve yarışmalarda sporun içerdiği eşitlik, azim, rekabet, ilham verme unsurlarını ön plana çıkarmıştır. Hâlihazırda paralimpik okçuluk 54 ülkede yapılmaktadır. Okçuluk entegre bir spor dalı olduğundan gerek engelli gerekse fiziksel engeli olmayan okçular birlikte bu sporu yapabilmekte ve küçük kural değişiklikleri ile birlikte yarışabilmektedirler. Hem toplumun engellilere bakışını değiştirmek hem de engelli sporcuların sorunlarının anlaşılması ve çözüm bulunmasında son derece önemli rol oynayan bir spor dalıdır.

Okçuluk sporu fiziksel engeli olan bireyler (eklem hareket açıklığında ve kas kuvvetinde azalma, uzuv yokluğu, atetoz, hipertoni, ataksi, bacak boyu eşitsizliği, parapleji, quadrapleji vs.) ve görme engelli bireyler tarafından yapılabilir.  Okçulukta klasik yay ve makaralı yay olmak üzere 2 farklı yay sistemi bulunmaktadır. Dolayısıyla sınıflandırılması tamamlanan bir okçu, yarışmayı seçmiş olduğu yay sistemine göre ilgili atış kategorisinde yarışır. Okçulukta bireysel yarışmanın yanı sıra takım yarışmaları da (karma takım, klasik yay açık sınıf erkek takım.. vb.) yapılır.

Sınıflandırma Süreci

Paralimpik okçulukta genel olarak 4 sınıflandırma grubu (ARST, ARW1, ARW2, VI) bulunmaktadır. Bunlar, tekerlekli sandalyedeki quadraplejik okçuların veya benzer bedensel engele sahip okçuların yarıştığı ARW1 sınıfı, tekerlekli sandalyedeki paraplejik veya benzer bedensel engele sahip okçuların yarıştığı ARW2 sınıfı ve ayakta ya da sandalyede ok atan okçuların (ör: uzuv yokluğu) yarıştığı ARST sınıfı ve görme engellilerin yarıştığı VI sınıflarıdır. VI (Görme engelliler) sınıfında yapılan yarışmalar diğer sınıflara göre daha yeni ve sporcu sayısı az olduğundan, katılan sporcu sayısına bağlı olarak erkek ve kadın sporcular aynı sınıfta yarışabilmektedirler.

Sporcuların engel durumlarının birbirlerine avantaj veya dezavantaj sağlamamasını temin etmek amacıyla oluşturulan bu sınıflar daha adil yarışma koşulları sağlamayı amaçlamaktadır. Okçuluk sınıflandırmasında temel kural, sporcunun engelli olup olmadığını ölçmekten ziyade mevcut engelinin okçuluk performansına yarattığı etkinin ölçülmesidir. Yani her engelli birey “paralimpik okçulukta” yarışabilmek için gerekli puanı elde edemeyebilir ancak bu durum o kişinin okçuluk sporu yapmasına engel değildir. Bireyin engel durumunun okçuluk sporuna etkisinin yeterli görülmediği durumlarda, paralimpik okçuluk yarışmalarına katılmaya hak kazanamayan engelli bireyler, engelli olmayan sporcuların yarıştığı okçuluk yarışmalarına katılabilir ve okçuluk sporu yapabilirler.

Sınıflandırma sürecinde uluslararası sınıflandırma uzmanlarından (en az 2) oluşan kurul, sporcunun kas gücü, eklem mobilitesi ve koordinasyonunu test eder ve bu test süresince belli puanlar verirler. Puanlama sonucunda sporcunun hangi sınıfta yer aldığı belirlenir ve eğer puanı el verirse yardımcı ekipmanlara (tekerlekli sandalye, tabure, protez, bırakış desteği, vücut desteği, gövde protrüzyonu vb.) izin verilir. Sınıflandırması tamamlanan sporcuya hangi sınıfta yer aldığını belirten ve kullanabileceği yardımcı ekipmanları içeren sınıflandırma kartı verilir ve katılacağı tüm yarışmalarda bu kartı yanında bulundurması beklenir.

 

YARIŞMA SINIFLARI

Klasik Yay Açık Sınıf

Kural olarak,  klasik yay açık sınıfta yarışan sporcular vücudun ya üst ya da alt kısmında engele sahiptir. Dünya Okçuluk Federasyonu kurallarına uyan tekerlekli sandalye, ayakta veya sandalye desteği ile klasik yay ile atış yaparlar. Klasik yay açık sınıf kategorisi yarışma kuralları klasik yay kuralları ile aynıdır.  70 metrede yer alan 122 cm ebadındaki hedefe, 72 ok atarlar.

Makaralı Yay Açık Sınıf

Kural olarak makaralı yay açık sınıf kategorisinde yarışan sporcular vücudun ya üst ya da alt kısmında engele sahiptir. Dünya Okçuluk Federasyonu kurallarına uyan tekerlekli sandalye, ayakta veya sandalye desteği ile makaralı yay ile atış yaparlar. 50 metrede yer alan 80 cm ebadındaki hedefe 72 ok atarlar. Makaralı yaylarda eleme atışları aynı mesafede 5 seri 3’er ok olarak toplam 15 ok üzerinde yapılır.

W1

W1 sınıfında yarışan okçuların vücudunun hem üst hem de alt kısımlarında engel bulunmaktadır ve tekerlekli sandalyede oturarak ya makaralı ya da klasik yay ile bazı değişiklik yapılmış kurallar dâhilinde yarışırlar. W1 sınıfında yarışan okçular gerek makaralı gerekse klasik yay da maksimum 45lb çekiş ağırlığı kuralına uymak zorundadır. Hem makaralı hem de klasik yay ile atış yapma imkânı olan W1 okçuların, klasik yay- mekanik bırakış desteği kullanmak istemeleri halinde mercek kullanmaları yasaktır.

Görme Engelli Okçular (VI-visuallyimpaired)

Görme engelli okçular çok az gören veya hiç görmeyen sporculardan oluşur. VI1 ve VI2/3 olmak üzere iki gruba ayrılırlar. VI1 grubundaki okçular, yarışma esnasında gözleri bağlı olarak veya görüş imkânını sıfırlayan ışık geçirmeyen (blackout) gözlükler ile yarışırlar. Dokunmayla kılavuzluk eden yardımcı nişangâh (tactilesights) kullanmalarına izin verilir. Okçunun, yardımcı nişangâha elin arka kısmı veya kolun arka kısmı gibi yalnız bir noktadan dokunmasına izin verilir. Bir yardımcının, atış çizgisinin 1 metre gerisinde okçuya ok takarken yardım etmesi amacıyla durmasına izin verilir.

YARIŞMA FORMATI

Salon şampiyonaları:

18 metreye 2 x 30’ar ok olmak üzere toplam 60 ok atışı yapılır. Seriler 3’er ok şeklinde atılır. Elemeler 18 metrede yapılmaktadır.

Açık alan şampiyonaları:

2*70 (720 Round): Klasik yay açık sınıfta yarışan erkek ve kadın kategorileri 70 metreye 122 cm ebadındaki hedefe, 72 ok atarlar. Sıralama atışlarının ardından oluşan sıralama sonuçlarına göre klasik yaylarda set sistemi ile eleme atışları 70 metrede yapılır. Her seri 3 ok atışı 1 set olarak kabul edilir. Her sette yüksek puan atan sporcu 2 puan alırken düşük puan atan sporcu 0 puan alır. Beraberlik durumunda her iki sporcu 1’er puan kazanırlar. 6 puana ulaşan sporcu karşılaşmanın galibi olur. Beş set sonunda set puanlarında beraberlik olması durumunda 1’er ok beraberlik atışı yapılır ve merkeze en yakın oku atan sporcu karşılaşmayı kazanır.

2*50: Makaralı yay açık sınıfta yarışan erkekler ve kadınlar 50 metreye 80 cm ebadındaki hedefe 72 ok atarlar. Makaralı yaylarda eleme atışları aynı mesafede 5 seri 3’er ok olarak toplam 15 ok üzerinde yapılır. Toplam 150 puan üzerinden yüksek değeri elde eden sporcu karşılaşmayı kazanır. Beraberlik durumunda 1’er okluk beraberlik atışı yapılır ve merkeze en yakın oku atan galip sayılır.

W1 sınıfında yarışan okçular da makaralı yay açık sınıf gibi; 50 metreye 80 cm ebadındaki hedefe 72 ok atarak sıralama atışlarını tamamlarlar. W1 sınıfında eleme atışları aynı mesafede 5 seri 3’er ok olarak toplam 15 ok üzerinde yapılır. Toplam 150 puan üzerinden yüksek değeri elde eden sporcu karşılaşmayı kazanır. Beraberlik durumunda 1’er okluk beraberlik atışı yapılır ve merkeze en yakın oku atan galip sayılır. W1 sınıfında yarışan okçular gerek makaralı gerekse klasik yay da maksimum 45lb çekiş ağırlığı kuralına uymak zorundadır. Hem makaralı hem de klasik yay ile atış yapma imkanı olan W1 okçuların, klasik yay- mekanik bırakış desteği kullanmak istemeleri halinde mercek kullanmaları yasaktır.

VI- Görme Engelli sınıfında yarışan okçular 30 metrede yer alan 80 cm ebadındaki hedefe 72 ok atarak sıralama atışlarını tamamlarlar. Sıralama atışlarının ardından oluşan sıralama sonuçlarına göre klasik yaylardaki gibi set sistemi ile eleme atışları 30 metrede yapılır.

KİMLER YAPABİLİR?

Okçuluk çok geniş çok geniş bir yelpazede yer alan engelli bireyler tarafından yapabilir. Görme engelliler ve fiziksel engelliler (eklem hareket açıklığında ve kas kuvvetinde azalma, uzuv yokluğu, atetoz, hipertoni, ataksi, bacak boyu eşitsizliği, parapleji, quadrapleji, vs.) okçuluk sporu ile ilgilenebilirler.

Ulusal ve Uluslararası Başarılar

Türkiye’de paralimpik okçuluğun gelişimi çok yeni olmakla birlikte, hızla ilerlemektedir. Kısa zamanda Avrupa’da önemli başarılara imza atan okçularımız paralimpik oyunlar düzeyinde ilk kez 2008 Pekin Paralimpik Oyunları’nda 5 kota alarak yarışmış ve Gizem Girişmen klasik yay kadın sınıfında altın madalya almıştır. 2012 Londra Paralimpik Oyunları’nda ise 11 sporcu ile katılım sağlanmış ve Doğan Hancı makaralı yay açık sınıf erkek kategorisinde bronz madalya kazanmıştır. 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda okçuluk branşında; Bülent Korkmaz, Erdoğan Aygan, Handan Biroğlu, Zehra Özbey Torun, Merve Nur Eroğlu, Naci Yenier, Ömer Aşık, Sadık Savaş’tan oluşan okçuluk milli takımımız ülkemizi temsil etmiştir.

OKÇULUKTAKİ BAŞARI TABLOMUZ

2006 Avrupa Şampiyonası Çek Cumhuriyeti BRONZ
2007 Dünya Şampiyonası Güney Kore 2 BRONZ
2008 Paralimpik Oyunlar Beijing/ Çin Halk Cumhuriyeti ALTIN
2009 Dünya Şampiyonası Çek Cumhuriyeti 2 ALTIN, 1 GÜMÜŞ, 2 BRONZ
2010 Avrupa Şampiyonası Fransa 1 ALTIN, 1 GÜMÜŞ, 3 BRONZ
2011 Dünya Şampiyonası İtalya 2 BRONZ
2012 Paralimpik Oyunlar Londra/İngiltere BRONZ
2013 Dünya Şampiyonası Tayland 2 ALTIN
2014 Avrupa Şampiyonası İsviçre 1 ALTIN, 1 GÜMÜŞ, 3 BRONZ
2015 Dünya Şampiyonası Almanya 1 GÜMÜŞ
2016 Avrupa Şampiyonası Fransa 1 ALTIN, 4 GÜMÜŞ