Meggie Moore: Duyarlı Bir Topluma İhtiyacımız Var

Meggie Moore: Duyarlı Bir Topluma İhtiyacımız Var

Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisi Richard Moore'un eşi Maggie Moore ile 4. sayımız için bir röportaj gerçekleştirdik. 

Kendisiyle spor, günlük hayatta görme engellilerin sorunları ve rehber köpekleri eğitmek için kuruluşuna öncülük ettiği Rehber Köpekler Derneğinin çalışmaları hakkında sohbet ettik. 

 

Duyarlı Bir Topluma İhtiyacımız Var

Birleşik Krallık Ankara Büyükelçisi Richard Moore’u pek çoğumuz özellikle sosyal medya paylaşımlarından tanıyoruz. Mükemmel Türkçesi ve spora olan tutkusuna birçok defa şahit olduğumuz Büyükelçi ve eşi Maggie Moore’un geçtiğimiz günlerde konuğu olduk.

Kendisi de görme engelli olan Maggi Moore ile spor, günlük hayatta engellilerin sorunları ve rehber köpekleri eğitmek için kuruluşuna öncülük ettiği Rehber Köpekler Derneği’nin çalışmaları hakkında sohbet ettik.

*

Engelli insanların toplum içinde daha çok yer alması, gündelik hayatın içinde daha fazla görünür olması için kuşkusuz bazı düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Genel bir politika uygulanması gerektiği gibi yerel yönetimlerin de bu konuda atması gereken çok fazla adım var. Siz Türkiye’de engellilerin toplumsal yaşamda yaşadığı zorlukları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir eleştiri değil, gözlem olarak şunu söyleyebilirim: Kesinlikle sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde engelli insanlar her gün, engelli olmayan insanların üzerinde bile düşünmediği, aklına gelmediği engellerle karşılaşıyorlar.

Buna, Paralimpik sporla bağlantılı çok güçlü bir örnek olarak şunu verebilirim: Birkaç yıl önce BBC Sports Yılın İnsanı ödüllerinde, ödül kazananlardan birisi Tanni Grey-Thompson’dı.  Kendisi ödülünü almak üzere izleyiciler arasından davet edildi ancak sahneye geldiğinde kendisi için hazırlanmış bir rampa ya da sahneye çıkabilmesi için bir hazırlık yoktu.

Aslında ünlü bir engelli sporcunun böyle bir problemle kamu önünde karşılaşmış olması iyi de oldu bir yandan. Toplum, engelli insanların her gün yaşadıkları sorunlardan birini gördü ve bu dünyanın dikkatini çekti. “Bu ne kadar üzücü bir şey; önemli biri başarısı karşısında alkışlanıyor ancak ödülünü alması için sahneye çıkamıyor” dediler. Bu nedenle engelli insanların toplum içinde olması çok önemli. Sahneye çıkmanın kolaylaştırılması için rampa yapmak çok kolay bir şey ancak böyle bir durumla karşılana kadar, insanlar bunun üzerinde düşünmüyorlar bile. Bu yüzden engellilerin paralimpik sporlar ile kamu karşısında olması harika bir şey.

Bizim Limitsiz Spor dergimiz engelli insanlara yönelik bir dergi. Bu çalışmalarımız sırasında şunu gözledik. Son 10-15 sene içerisinde paralimpik sporlara ilgi arttı. Daha fazla insan bu sporlarla ilgilenmeye başladı. Siz takip ediyor musunuz?

Bu konuda yalan söylemeyeceğim. Eşim spor tutkunudur. Futbol, rugby, criket vb. ama spor beni çok çekmiyor.

Herhangi bir spor yapıyor musunuz?

Takım sporları yapmıyorum. Yüzmeyi, yürümeyi, ata binmeyi seviyorum.

Sizinle konuşmak istediğimiz önemli konulardan birisi de rehber köpek eğitimi. Şu an yanımızda duran Star da sizin rehber köpeğiniz. Rehber köpek eğitimi ile ilgili bir vakıf kurdunuz. Burada çalışmalarınız nasıl gidiyor, istediğiniz yerde misiniz?

Çok çok iyi gidiyor. Şu anda ikinci jenerasyon köpekler eğitim alıyorlar. Bir ay içerisinde umuyorum ki üç tane daha rehber köpeğimiz olacak. Yani toplamda dört rehber köpeğimiz olacak. Her köpek başarılı olamıyor. Örneğin ilk jenerasyonda iki köpekten birisi başarılı oldu, diğeri olamadı… Biraz sonra bu köpeklerin görme engelliler dışındaki engellilere de yardımcı olup olamayacağını soracaksınız. Cevabı şimdiden vereyim: Evet, bizim ilk köpeğimizden birisi şu anda rehber köpek, diğeri de bir felçli engelliye destek köpeği olarak devam ediyor. Çok iyi eğitiliyorlar. Ancak görme engellilere rehber köpek olabilmeleri için son derece güvenilir olmalılar. Eğer görme engellilerine rehber olamayacaklarsa onların başka bir yardımları dokunamaz diye bir şey yok. Yani eğitim boşa gitmiyor. Bu iki köpek bizim ilk jenerasyonumuzdu. İkinci jenerasyonda beş köpek var. Bir tanesi hemen başarısız oldu, uygun değildi. Onu eğitmedik, ona bakan aile ile birlikte kaldı. Bir diğerini tekerlekli sandalye kullanan bir engelli için kullanmayı düşünüyoruz. Diğer üçü bir ay içerisinde rehber köpek olacaklar.

Bir köpeği eğitmek için ne kadar süreye ihtiyacınız var?

Yavru köpekleri 6-8 haftalıkken alıyoruz, bir aileye veriyoruz. Bu önemli bir nokta. Köpekleri hemen köpek evine alamayız. Çünkü köpeklerin, bir yaşına geldiklerinde, birçok konuda deneyim kazanmış olmaları gerekiyor. Birçok yeni insan, birçok uyaran ve birçok yeni şeyle karşılaşacakları sokakta yürüyüşe çıkmış olmaları, restorana götürülmüş olmaları, kamusal alanlara çıkarılmış olmaları, partilere götürülmüş olmaları gerekiyor. Bu ortamlarda sakin kalabilmeleri gerekiyor. Bir yılın sonunda, daha doğrusu 12-24 ay arasında köpekler eğitimcilere veriliyor. Yani aileler köpeklere hoşçakal demek zorunda. Bu karşılaştığımız en önemli zorluk ama o konuya sonra döneceğim. Bundan sonra 5 ay boyunca köpek, köpek evinde yaşıyor. Her gün eğitimci köpeği alır, tüm gün eğitir, saat 5’de köpek evine geri getirir. 5 ayın sonunda bu köpek bir görme engelliye yardımcı olmak için uygundur diyebilir hale geliyoruz. Bundan sonra da görme engelli kişiyi eğitiyoruz. Her zaman, bir rehber köpek kullanmak, biraz araba kullanmaya benzer diyorum. Bir hayat tecrübesi. Örneğin ben Star ile ilgili eğitilirken iki hafta boyunca aynı otel odasını paylaştık. 2 hafta boyunca 24 saat beraberdik ve her sabah 14 gün boyunca 8 saat eğitim vardı. Böylece onu nasıl kullanacağımı öğrendim.

Bundan sonra da eğitim devam ediyor. Köpek eve gittikten sonra eğitimci gelip senin gerçek hayatında, ortamında çalışıyor. Örneğin, ofiste, süpermarkette, sinemada.

Yollar, mimari vb. açıdan çok iyi koşullarda olan şehirlere ihtiyacınız yok mu rehber köpeklerin çalışması için?

Birçok insan bunu sordu bana. Türkiye’de yollar pek iyi değil, nasıl yapıyorsunuz diye. Rehber köpek tam bu nedenle harika bir şey. Çünkü, eğer beyaz baston kullanıyorsan öncelikle engeli bulmalısın ve sonra bu engeli aşmalısın. Yalnız yürüyorsan, örneğin, daha önce orada olmayan bir çöp kutusu karşına çıkıyor. Öncelikle bastonunla onun orada olduğunu fark etmen gerekiyor ve sonra “tamam bunun sağından gitmeliyim” dersin kendine.  Ama bir rehber köpekle orada bir çöp kutusu olduğunu bilmene gerek yok çünkü köpek otomatik olarak seni doğru yerden götürür. Asfaltta çatlaklar olduğu zaman, genellikle günlük rotanda köpekle beraber bu rotayı öğreniyorsun ve eğitimci ile beraber güvenli bir şekilde bu yolculuğu yapmanın yolunu buluyorsun ve sonra sen de bu şekilde yapıyorsun.

İlerlemenin nasıl olduğunu sormuştun. Şu anda hem köpeği hem görme engelli kişiyi eğiten bir eğitimcimiz var. Bu eğitimci her yıl 10 köpeğe kadar eğitebiliyor. Yani rehber köpek isteyen Türk görme engellilere yetecek kadar fazla sayıda köpeği eğitmek uzun zaman alacak. Ancak ikinci bir eğitimciyi eğitmeye yetecek bağışı topladık ve bu da yılda 20 köpek demek oluyor. Bağış toplamaya devam ediyoruz ki daha fazla sayıda eğitimci eğitebilelim. Daha fazla eğitimci daha fazla köpek demek.

Aynı zamanda, şimdiye kadar bize verilmiş olan köpekleri eğitiyorduk. Köpeğin ana-babasını, mizacını, sağlık durumunu bilmemiz lazım. Ancak idealde, rehber köpekleri yavrulatmayı hedefliyoruz. Romanya’dan bir damızlık köpek aldık. Türk bir veteriner suni döllenme ile köpek yavrulatacak.

Bir mesaj vermeniz gerekirse engelli insanlara mı, engelsiz insanlara mı vermek istersiniz?

Sanırım her iki tarafa da. Engelli insanlara kendilerine inanmalarını söylerdim. Yapabileceğinizi düşündüğünüzden daha fazlasını yapabilirsiniz. Düşündüğünüzden daha güçlü, daha akıllı, daha iyisiniz. Kendinize inanırsanız harika şeyler yapabilirsiniz. Engelli olmayan insanlara ise şunu söylemek isterim: Rehber köpekler hayatları değiştirebilir, bu nedenle Türkiye’deki insanların daha fazla desteğine ihtiyacımız var. Genel olarak toplumun desteğine ihtiyacımız var. Bir restorandaki, otobüsteki rehber köpekten şikâyetçi olmamalarına ihtiyacımız var. İnsanların, bizim için bir rehber köpeğin yürümekte sorun yaşayan birisi için bir şans olduğunu anlamalarına ihtiyacımız var. Aynı zamanda yavru köpeklere bir yıl bakıp eğitilmek üzere bize verecek ailelere ihtiyacımız var. Bu paranın çözemeyeceği, sevgiyle çözülebilecek bir problem. Bunu yapabileceğini düşünen her kim varsa, lütfen bizimle iletişime geçsin.

Rehber köpeklerin eğitimi için nasıl para toplanabilir? Ne önerirsiniz?

Vodafone ile çalıştığımız bir kampanyamız var. SMS göndererek bağışta bulunabilirsiniz. Para çok iyi bir şey, paraya ihtiyacımız var ancak gerçekten ihtiyacımız olan şey sevgi. Sevgi ve anlayışa ihtiyacımız var. İnsanların bunun önemli olduğunu bilmelerine ihtiyacımız var. Bir rehber köpek görürlerse dokunmamaları, dikkatini dağıtmamaları gerekir. Bir de yavru köpek bakacak ve sonra bize verecek ailelere ihtiyacımız var.