O Madalya Türkiye'ye Gelecek!

O Madalya Türkiye'ye Gelecek!

Beytullah Eroğlu’nun doğuştan iki kolu yok. İçe kapanık bir çocukluk yaşarken yüzme sporu ile tanışıyor. Bir yandan yüzme antrenmanlarına giderken diğer yandan babasının kendisi için özel olarak tasarlamış olduğu sırada derslerine devam ediyor. Küçükken, şampiyon güreşçi amcası Şeref Eroğlu’nu örnek alan Beytullah bugün onun kadar başarılı bir sporcu olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Meksika’da düzenlenen Dünya Yüzme Şampiyonası öncesi Beytullah Eroğlu’nu kamp yaptığı Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezinde ziyaret ediyoruz. Onunla konuşurken dünya şampiyonu olacağına olan inancını görüyoruz gözlerinden. Tek hedefi Türkiye’ye yüzmede ilk altın madalyasını kazandırmaktı. Nitekim bunu başardı “Balık Adam”. Meksika’da birincilik kürsüsüne çıkarak hayalini kurduğu İstiklal Marşı’nı herkese dinletti.

Şampiyona’nın hemen öncesinde gerçekleştirdiğimiz söyleşide onu daha yakından tanıdık.

*

Türkiye’nin madalya umudu olan sporcuların başında geliyorsun. Bunun için de nasıl çalıştığını biz yakından biliyoruz. Ama seni yakından tanımak isteyenler için neler söylersin? Yüzme sporuna başlaman nasıl gerçekleşti?

1995 Kahramanmaraş’ta doğdum. Dünyaya geldiğimde iki kolum yokmuş ve sol kalçamda çıkıklık varmış. Ben içine kapanık bir çocukmuşum, evimden dışarıya çıkmaz, ailemden başka kimseyle de iletişim kurmazmışım. Okula da babamın zoruyla başlamışım. Okula başlamadan önce okuma ve yazma biliyormuşum.

Okula başlamadan önce babam okul müdürüne benim durumumu anlatıp okula başlamamda bir sakınca olup olmadığını sormuş. Müdüre benim sosyalleşmem gerektiğini anlatmış. Müdür de memnuniyet duyacaklarını söylemiş. Ancak, bir öğretmenler toplantısında bu konuyu açınca bütün öğretmenler ağzı birliği etmişçesine itiraz etmişler. Diğer öğrencilerin dikkatini dağıtacağını, bunun da başarıyı etkileyeceğini söylemişler. Müdür bey de babama elinden bir şey gelmeyeceğini bildirmiş. Çıkışta babam o gün o toplantıda olmayan Ali Rıza öğretmen ile karşılaşmış. Babamdan durumu öğrendikten sonra kendi sınıfına beni kabul edeceğini söylemiş.

Ben babamın bana özel tasarladığı sırayla okula başladım. Okula başladığımda ayaklarımla yazı yazdığım için basın tarafından ilgi gördüm. Medyada yer aldıktan sonra yüzme milli takım antrenörü Osman Çullu beni görüp okula yazı yazmış. Babam da bunun benim sosyalleşmeme, kendimi geliştirmeme faydalı olacağını düşünerek kabul etti.

O güne kadar yüzmeyi televizyonda dahi izlememiştim. Osman hocamın yanına giderek nasıl olacağını sorduk. O da bize benim gibi insanların olduğunu ve yüzdüğünü söyledi. Orada benden başka engellilerin de olduğunu gördüm. Böylelikle yedi yaşında yüzme sporuna başlamış oldum. Tabii önümde örnek aldığım güreşte dünya şampiyonu ve olimpiyat ikincisi amcam Şeref Eroğlu vardı. Amcam başarılar elde ettikçe ben motive oluyordum. Memlekete geldiğinde davullarla zurnalarla karşılanıyordu.  

İlk ne zaman yarışlara katıldın? Bugüne kadar hangi başarıları elde ettin.

Yedi yıl can simidiyle yüzdüm. 2007 yılında 1. Karadeniz Oyunlarına gitmeden önce bir video izledim. 2006 dünya şampiyonasında çekilmiş bir videoydu. O videoda benim gibi insanların yüzdüğünü gördüm, ben de yapabilirim diyerek can simidini çıkarttım. 1. Karadeniz Oyunlarında ilk defa can simidi olmadan yüzdüm. 3 yılın ardından 2010 yılında milli takıma girdim. 2010 yılında Hollanda’da düzenlenen bedensel engelliler dünya şampiyonasında tarihimizde ilk defa final yüzdüm. 50 metre kelebekte ve 50 metre sırtüstünde altıncı oldum. 2011 yılındaki Avrupa şampiyonasına büyük hedeflerle gittim, çok sıkı çalıştım ve Avrupa şampiyonu oldum. 2012 Londra Paralimpik Oyunları için çok iyi çalışmama rağmen istediğim sonucu alamadım. Yine de ilk defa final yüzme başarısını gösteren sporcu oldum. 2013 Dünya Şampiyonasında Montreal’de madalyayı 4 saliseyle kaçırdım. Finale ikinci olarak kalıp dördüncü oldum. 2014 Avrupa Şampiyonasında 50 metre kelebekte Avrupa ikincisi, 2015 Dünya şampiyonasında 50 metre sırtüstünde dünya üçüncüsü oldum. 2016 Paralimpik Oyunlarında 50 metre kelebekte beşinci, 50 metre sırtüstünde altıncı oldum.

Meksika’da hangi mesafelerde ve stilde yüzeceksin?

50 metre kelebek, 50 metre sırtüstü, 100 ve 200 metre serbest yüzeceğim. Uzun mesafeleri ilk defa bu sene yüzmeye başladım. Yüzmede tecrübe çok önemlidir. 100 ve 200 de çok fazla bir tecrübem yok ama ilk defa yüzdüğüm yıl barajı geçtim ve şu an 200 metrede madalya ümidim var. Uzun mesafede madalya almak benim için çok önemli. Çünkü 200 metre 50 metre gibi değil, çok zor.  

Branşında en güçlü rakiplerin kimler?

Her branşta farklı rakipler oluyor ama en güçlü olan Brezilyalı Daniel Diaz. 2012’de Londra’da 7,  2016’da Rio’da 4 altın aldı. Bütün dünya rekorları onun. Çok zorlu bir rakip. Bunun dışında İngiliz bir rakibim var özellikle 50 metre kelebekte. Avrupa rekoru ona ait. Ama bu sene en iyi dereceyi ben yaptım o benden gerideydi. İnşallah Meksika’da rekor kırıp şampiyon olmak istiyorum.

Hazırlık süreci nasıl gidiyor? Günlerin nasıl geçiyor?

Bu sezon hiç olmadığı gibi yoğun ve verimli bir şekilde hazırlanıyorum. 2016’da bir takım sorunlar yaşamıştık, onları artık geride bıraktık. Şu an antrenörüm Fatih Kurt ile çalışıyorum. Bu bizim için büyük bir şans. Bütün branşlarımda en iyi derecemi yaptım ve alışık olmadığım bir sistemde yapıtım. Sezon başında haftada on, şu an ise yedi antrenman yapıyorum. Bunun yanında kara çalışmaları ve egzersizler yapıyoruz. Normalde biz bu kadar çok yarışa katılmazdık. Bu yıl üç yurt dışı ve iki yurt içi yarışına katıldım. Dünya şampiyonasıyla birlikte altı yarış yüzmüş olacağım. Ne kadar daha fazla depara çıkarsam o kadar daha fazla tecrübe olur. Bu yıl çok iyi çalıştık, zaten derecelerim de bunu gösteriyor.

Tüm ülkenin gözü sende şu an. Herhangi bir baskı hissediyor musun?

Hayır. Bu benim için bir motivasyon. Tüm ülkenin desteği, ailemin desteği çok motive edici. Yarışa son on gün kala köyümüzün hafızları hatim indirmeye başladılar. Ana annem-babaannem gece namazlarına başladılar. Bütün bunlar bende bir sorumluluk duygusu uyandırıyor. İstikrarlıyım, çok istekliyim. İstek her zaman kazandıracak diye bir şey yoktur. Ama ben elimden gelenin en iyisini yapacağımın sözünü verebilirim.

Örnek aldığın sporcu var mı?

Küçükken örnek aldığım sporcu amcamdı, kendisi gerçekten çok başarılı bir sporcuydu. Sonradan kendi branşımda birilerini örnek almaya başladım. Bizzat kendi rakibim Daniel Diaz onlardan biri. Çok kaliteli bir sporcu, çok büyük ödüller kazandı. Messi’nin, Ronaldo’nun bulunduğu salonda yılın sporcusu ödülünü alan biridir. İnsanlığı mükemmeldir, özellikle de o yönünü örnek alıyorum. Herkesle çok iyi muhabbeti vardır. Bu kadar başarısı olmasına rağmen herkese eşit şekilde yaklaşır, kimseyi küçük görmez. Mütevazı bir kişiliğe sahiptir. 2015 dünya şampiyonasında madalya hedefim vardı. Biliyorsunuz sporcular yarıştan önce bekleme salonunda olur. Herkes o an sadece kendini düşünür kendi yarışına konsantredir. Omurilik felçlilerinin baş ağrıları olur, bazen krizleri gelir. Güçlü rakiplerimizden Yunan bir yüzücü vardı, ağrısı oldu ama Dani yanına gitti iyi olup olmadığını sordu. O ana kadar ben onun o krizi yaşadığının farkında bile değildim. Birazdan belki de dünya rekoru kıracakken orada rakibinin iyi olup olmadığını sordu. Onun iyiliğini düşündü, gerçekten mükemmel bir insan.

Sen de genç bir sporcusun ama burada yanımızda senden daha genç olan milli sporcular da var. Tecrübelerine dayanarak onlara tavsiyelerin oluyor mu? Önerilerin neler, mutlaka şunu yapsınlar dediğin neler var?

İletişim kurabilme imkânım olan herkese tavsiyelerde bulunmaya çalışıyorum. Buradan verebileceğim mesaj şu olabilir. Yüzme çok zor bir spor. Bütün sporlar çok zor. Sporcular bazen bıkabiliyor. Ama sabretmek lazım, mutlaka karşılığını alıyorsun. Sporu hiç bırakmasınlar, bıkmasınlar, mücadeleye mutlaka devam etsinler, meyvelerini mutlaka toplayacaklardır. Çok çalışsınlar ama “Ne kadar çalıştığın değil nasıl çalıştığın önemlidir” der Muhammed Ali. Verimli çalışmaya çalışsınlar.

*

Sözü diğer genç arkadaşlara da verelim biraz. Siz nasıl hazırlanıyorsunuz şampiyonaya?

Fatmanur Baki: Beytullah benim kulvar arkadaşım. Beraber antrenman yapıyoruz. Çalışmalar şu an iyi gidiyor. Bazen performansımız düşebiliyor moralimiz çok çabuk bozulabiliyor. Özellikle benim moralim çok çabuk bozluyor, motivasyonum çok çabuk düşebiliyor ama ben her zaman Beytullah’ı örnek alırım. O bana hep uyarılarda bulunur, “Toplan, odaklan, bugün kötü yüzebilirsin ama yarın daha iyi olacaksın bunu düşünerek antrenmana gir” der. Dünya şampiyonasında benim bir madalya hedefim yok. Kendi en iyi derecemi yüzmeye çalışacağım. 50 serbest yarışında final yüzmeye çalışacağım.

Elif İldem: Benim aslında yüzme kariyerim çok kısa, iki yıldır yüzüyorum. Şans eseri oldu başlamam. Yurtdışı yarışlarına bu sene ilk defa katıldım. Almanya ve Kanada’da yüzdüm. İlk defa dünya şampiyonasına katılacağım. Çok heyecanlıyım, en iyi derecemi yüzmek için gidiyorum.

Sümeye Boyacı: Elimizden geleni gösterip derecelerimizin en iyisini yapmaya çalışacağız.

*

Mehmet Hocam, Beytullah ve genç sporcularımız hakkında neler söylersin?

Mehmet Bayrak Milli Takım Antrenörü: Yaklaşık 15 yıldır engellilerle çalışıyorum. 5 yıldır da yüzücüleri profesyonel anlamda performans odaklı çalıştırıyorum. Beytullah diğer sporcularımız için bir idol. Gençlere, onu örnek almalarını söylüyoruz. Beytullah sporcularla yakından ilgilenir. Genç yüzücülerin de hayali onun gibi bir sporcu olmak. Beytullah’ın göstermiş olduğu performans onların hayallerini süslüyor, onlar da o seviyeye gelmek istiyorlar.  

Beytullah Eroğlu: Genç sporcularımız biraz mütevazı davranıyorlar. Onun için onlarla ilgili bilgileri ben vereyim. Fatmanur, görme engellilerdeki en başarılı sporcumuz. 50 metre serbest branşında final yüzmek çok önemli bir başarı. Elif psikoloji bölümünü 3.95 ortalama ile bitiren bir öğrenci, şu an yüksek lisans yapıyor. Sümeye ayrıca dikiş dikebiliyor, resim, ebru sergileri var. Rusya’da sergi açtı en son. Sevilay Öztürk, 2016 Paralimpik Oyunlara katılan en geç sporcu olarak tarihe geçti. Meksika’da madalya hedefliyor. Eğitimli bir ekibiz. İnşallah sayımızı daha çok artar.