Portre: Necdet Turhan

Portre: Necdet Turhan

DAĞA GÖZ DEĞİL YÜREK TIRMANIR

Geçtiğimiz aylarda bir haber ilişti gözümüze. Görme engelli dağcı Avustralya’nın en yüksek dağı olan Kosciuszko’ya tırmanacaktı. Sonra daha yakından araştırınca karşımıza muazzam biri çıktı. Kosciuszko aslında onun “5 Kıtada 5 Maraton 5 Zirve” kapsamından gerçekleştirmiş olduğu projenin son durağıymış. Daha önce bu kapsamda Ağrı, Kilimanjaro, Mont Blanc, Colorado-Sherman dağlarına tırmanmış; bunun yanı sıra New York Maratonu, Atina Klasik Maratonu, Japonya Dünya Körler Maratonu, Sydney Maratonu ve Mısır-Luxor Maratonu koşmuş. Biz de onun gibi başarılı bir sporcuyu sizlerin de tanımasını istedik.

Türkiye’nin İlk Görme Engelli Dağcısı ve Milli Atleti Necdet Turhan 1957 yılında Balıkesir’de doğar. Babasının görevinden dolayı ilkokulu Bursa’da okur. 23 yaşında başlayan kornea sorunları nedeniyle görme yetisini kaybeder. 
Önceleri, görmediğine inandıramaz kendisini. Görmeden yaşamaya alışması çok zor olmaz onun için ama. Hatta rehabilitasyon merkezindeki psikoloğu şok döneminin ne kadar sürdüğünü sorunca cevabı çok net olur: “Öyle bir dönem yaşamadım! Gözlerimin artık görmediğine inanamıyordum, fakat yeni yaşamıma alışmak zor olmadı benim için. Her nedense kör olmanın başlangıcındaki ağır yük ezemedi beni.”

Rehabilitasyonun ardından lise son sınıfı dışarıdan bitirir ve akabinde de her zaman hayalini kurduğu, Orta Doğu Teknik Üniversitesini kazanır.

Dağcılık Sporuyla Tanışma

ODTÜ onun için aynı zamanda spora ilk başladığı yer olur. Üniversitenin Dağcılık ve Kış Sporları koluna gider ama beklemediği tepkiyle karşılaşır. Gözleri görmeyen öğrencinin onlarla dağa çıkmak istemesi garipsenir. Ancak Necdet Turhan ısrarcı ve azimli karakterini orada da gösterir. Dağlara özlem duymaktadır çünkü. Özleminin kaynağında anıları vardır. Gördüğü yıllardan iyi bilmektedir dağları, yaylaları, yükseklerden düşen soğuk ve berrak suları. Dağcılık yapmamış fakat yıllarca “Dağ Sultanları”  dediği alabalıkların peşinden koşmuştur Uludağ'ın derelerinde. O günlerden kalan özlem fotoğraflarıyla yüklüdür belleği. Dağlar onu çağırmaktadır. İlk yıl dağlara gidemese de antrenmanlara katılır. Katıldığı antrenmanlar onu atletizme de yönlendirir. Ve koşmaya da başlar bir daha durmamak üzere. 

Ertesi yıl o çok sevdiği dağlara çıkmaya başlar. Gözlerinin hiç görmemesi nedeniyle de kendi geliştirdiği çan sesini izleme tekniğini icat eder. Üç yıl boyunca özellikle engelli bir sporcu için hiç de kolay olmayan Bey Dağları, Erciyes gibi dağlara tırmanır. Onun yıllar süren bu çabası ODTÜ Dağcılık Kolu tarafından onur üyeliğiyle taçlanır. 

“ODTÜ  Dağcılık ve Kış Sporları Kolu’nda  ilk yıl dağlara götürülmeyişim, bana çekinceli yaklaşılmış olması aslında doğal bir tutumdu. Zira sıra dışı biri olarak karşılarındaydım. Beni zamanla tanıdılar ve aşama, aşama süreç içinde çözüldü sorunlar. ODTÜ Dağcılık ve Kış Sporları kolunda bana yönelik kaygıların azalmasında 1994 yılı Bey Dağları ve Erciyes etkinliklerinin önemli payı oldu. ODTÜ dağcılık kolu planlı faaliyetlerinden olan ve bir hafta süren Bey Dağları geçişi Antalya Elmalı Yöresi’nden başlamış, Tahtalı Zirve tırmanışı sonrasında Kesme Boğazı üzerinden Kemer Kındıllı Çeşme’de son bulmuştu.” diye anlatıyor o günleri. Dağda yürüme tekniğinin netleşip pekişmesinde kendisine yardımcı olan takımın sorumlularından Metin Hacaloğlu’na ve Burçin Didin Edin’e teşekkürlerini sunuyor Necdet Turhan ve ilave ediyor, “Aslında teşekkürlerin en  büyüğünü ODTÜ Dağcılık Kolu   antrenörü Nevzat Öntaş’a yapmalıyım. Zira proje kapsamında gittiğim  dağlarda Nevzat Öntaş hep yanımda oldu, kahrımı çekti, çanımı  taşıyarak bana dağ  kılavuzluğu yaptı. Dağlardaki başarımda onun payı büyüktür.” 

Mezuniyet, İlk Maraton Koşusu

Necdet Turhan 1994 yılında o çok sevdiği, “spor ocağım”dediği Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden dereceyle mezun olur. Diplomasında şeref öğrencisi olduğu da yazılıdır. Üniversiteden ayrılmıştır belki ama spor aşkı gönlünden hiç çıkmaz. Son sürat çalışmalarına devam eder. Dağcılık kondisyon gereken bir spor olduğu için atletizmle uğraşarak kondisyon yükler kendine. İlk Ağrı tırmanışı öncesinde koşmaya gittiği Bursa Atatürk Stadyumu'nda master sporcular ile tanışır ve onlarla birlikte 2000 yılı Avrasya Maratonu’nun 15 kilometrelik etabına katılır. Avrasya Maratonu’na katılan ilk görme engelli olur, 2002 yılında Ağrı Zirvesi’ne ulaşan ilk Türk görme engelli olduğu gibi.

Avrasya Maratonu onun için dönüm noktası olur. 2002 yılında New York Maratonu’na katılır.
Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu tarafından gönderildiği bu maratonda yine bir ilki gerçekleştirir. Çünkü Necdet Turhan, ülkesini yurt dışında temsil eden ilk görme engelli milli atlettir.
O dönemdeki Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Asaf Avcı ve Dünya Maratonlar Birliği Türkiye Temsilcisi Osman Atakan Tekin’in yer aldığı bir kafile ile  Amerika’ya giden Necdet Turhan New York’ta ilk kez 42 kilometre koşmuş, maraton koşmanın başarılabilir bir şey olduğunu görmüştür. Dağlara ise zaten aşinadır.

Bir dönüm noktası olur onun için Amerika yolculuğu. “5 Kıtada 5 Maraton 5 Zirve” projesi böylece doğmuş olur. “Neden yapamayayım, dağlar kapasiteme göre seçilebilir, maraton koşmak sorun değilmiş.” diye düşünür. 

Necdet Turhan en son Mart ayında Avustralya’da Kosciuszko dağına tırmanarak 15 yıla yayılan “5 Kıtada 5 Maraton 5 Zirve” projesini büyük bir çaba ve başarıyla bitirmiş oldu. Onun bu çabası ve azmi dileriz tüm engelli sporculara örnek olur çünkü kendisinin de dediği gibi: “Yaşamı sevmek için yürek, başarmak için emek gerek.”

Beş Kıtada Beş Maraton Beş Zirve Projesi

Maratonlar

2002 New York Maratonu

2004 Atina Klasik Maratonu

2005 Japonya Dünya Körler Maratonu

2006 Sydney Maratonu.

2007 Mısır-Luxor Maratonu.

Tırmanışlar

2002 Ağrı 5137 metre

2008 Kilimanjaro 5895 metre

2010 Mont Blanc 3500 metre

2014 Colorado-Sherman 4280 metre

2017 Avustralya Kosciuszko 2228 metre