Temassız Boks: Fizyoboks

Temassız Boks: Fizyoboks

Fizyoterapist ve Engelliler Spor Eğitmeni Ceyhun Koka temel fizyoterapi tedavisini boks egzersizleri ile birleştirip adını “Fizyoboks” koyduğu yeni bir tedavi yöntemi geliştirdi. Ceyhun Koka ile fizyoboks egzersizinin doğuşunu ve tedaviye katkısını konuştuk. 

Fizyoboks nedir? Nasıl bir ihtiyaçtan ortaya çıktı?

Fizyoboksu tanımlamak gerekirse şunu söyleyebiliriz: Fizyoboks, fizyoterapi ve boksun birleşiminden doğan bir spor dalı, bir tedavi biçimi ve bir rekreasyonel aktivedir. Ben 2004 yılından bu yana rehabilitasyon merkezlerinde pediatrik rehabilitasyon alanında çalışmaktayım. Çocuklar, ergenler ve yetişkinler; çoğunlukla serebral palsi, kas hastalıkları, omurilik felci gibi bütün bu hastalıkların tedavisinde kullandığım, patenti bana ait bir tedavi yöntemi. Hacettepe Üniversitesinde almış olduğum eğitimde nöro-gelişimsel tedavi temelli sistem vardı. Benim geliştirmiş olduğum fizyoboks yönteminin temeli buna dayanıyor. Süreç içerisinde ben bunu geliştirdim.

Fizyoboksun gelişim süreci nasıl gerçekleşti?

Fizyoboksun gelişimi 2004’te başladı diyebilirim. O zamanlar rehabilitasyon merkezlerine gelen çocuklar ve gençler konvansiyonel tedaviye olumlu cevaplar verse de bir süre sonra kendilerini hastaneye gelmiş gibi hissediyor ve mutsuz olmaya, sıkılmaya başlıyordu. Geldiği yer rehabilitasyon merkezi olduğu için orada çocukların zevk alabileceği resim dersi bile yapılsa kendisini mutlu hissedemiyordu. Ben bunu gözlemledim ve bunun için de tedaviyi sıkıcı, “çok ciddi” bir ortamda yapılan bir tedavi olmaktan çıkarmak istedim ve spor dallarını araştırmaya başladım. Tabii spor dallarını araştırmanın yanında müziğin içinde olan biri olarak müzikal terapiyi de inceledim. Yapılan çalışmalara, müziğin beyin gelişimine katkılarına baktım. Çünkü fizyoboksta müzik bizim olmazsa olmazımız. Tedavinin başlangıç sürecinde orta yavaş ritimli müzikler çalarak, sonrasında gerekirse hızlı ritimlerde müzik çalarak çocuğun durumuna göre müzik çeşidini geliştiriyorum.

Sadece müzik çalmıyorsunuz aynı zamanda müzik aleti de kullandırtıyorsunuz değil mi?

Evet. Darbuka ve trampet kullanıyoruz. Trampeti de bagetle çalıyor. Mesela çocuğun elinin ya da parmaklarının gelişmesine ihtiyaç varsa trampeti, daha büyük kas gruplarının gelişmesine ihtiyaç varsa darbuka kullanıyoruz.

Sizin deyiminizle “sporcularınız” fizyoboksu kendi rutin egzersizleri dışında ne kadar uygulayabiliyorlar?

Sadece engellilerde değil, spor herkesin hayatında olmalı. Özellikle bu modern yaşamda engelsizler de spor yapmak zorunda. Çünkü artık yürüme mesafelerimiz kısaldı, yürüsek bile temiz havada yürümüyoruz. Ülkemizde bisiklet kültürü de yaygın değil. Bırakın bisiklet kullanmayı, tekerlekli sandalyede olan kişi bile sandalyesini kullanamıyor çünkü şehirlerimizde onlara yönelik çok az düzenleme var. Bir engelli vatandaş rehabilitasyon merkezlerinde egzersizlerini yapıyor olsa bile günlük hayatına aktaramadığı için eksik kalıyor. Bir süre sonra özellikle kardiyovasküler sistem problemleri çoğunda görülüyor. Bu çok ciddi bir durum. Yapmış olduğu egzersizler de amacına ulaşmamış oluyor.

Boks egzersizlerini uygulamanızdaki temel amaç neydi? Neden başka spor dalları değil de özellikle boksu seçtiniz?

Boks olsun, basketbol olsun, judo, tekvando ve diğer birçok spor dalını inceledim. Bu sporların özellikle antrenman sistemlerini inceledim. Çünkü amaç yarışmak değildi. Benim amacım hastalarımın özsaygı ve öz sevgisini artırmaktı. Kendileri için bir şey yapmaları ön planda olmalıydı. Spor dallarını incelerken bizim tedavide çalıştığımız kas grubuyla en çok benzerlik gösteren sporun boks olduğunu gördüm. Boks denilince aklımıza“şiddet” geliyor olabilir. Evet, boksta şiddet var. Maçlara çıkan boksörlerin beyinlerinde hasarlar oluşuyor. Ama fizyoboks tamamen temassız bir spor. Bundan dolayı boksun sadece antrenman tekniğiyle ilgilendim. Yurtdışında yapılan çalışmaları inceledim ve gözlemledim. Fransa’da bir ay boyunca çalışmalara katıldım. Engelli boksunu inceledim. Boksu seçme nedenim ekstansör kas grubunu çalıştırmasıydı.

Fizyoboksu kimler uygulamalıdır? Fizyoterapist ya da boks antrenörü olmak yeterli mi?

Fizyoboksu sadece boks antrenörü ya da sadece fizyoterapi uzmanı uygularsa çok eksik kalır. Hatta zarar verir. Ben bu işe başlamadan önce iki yıl boyunca boks antrenmanlarına katıldım. Halen devam ediyorum. İşim için lazım olan teknikleri öğrenip geliştiriyorum. Türkiye’de yakın bir tarihte kurulan TaeBo Federasyonunda da çalışmalara katılıp antrenörlük sertifikası aldım.

Fizyoboks tedaviye cevap verme oranını artırıyor mu?

Fizyoboks bilimsel olarak kanıtlanmış bir yöntemdir. Bu da tedavinin vereceği cevabı da artırıyor. Artırmasının temel sebeplerinden biri çocuğun sıkılmamasıdır. Benim göstermiş olduğum hareketler sıkıcı değil. Çünkü onun karşısında sadece “elini kaldır-indir” diyen biri yok. Kum torbası olsun benim tuttuğum lapalar olsun, enstrümanlar olsun sıkıcılığı ortadan kaldırıyor. Daha çok tekrar yapıyor ve kapasitesinin maksimumunu kullanıyor. Ailelerin ve çocukların geri dönüşü çok olumlu bu yüzden. İsterseniz sporcularımızdan Venüs Uragan’a da soralım sıkıcı mı değil mi?

Sevgili Venüs, sen fizyoboks egzersizleri için neler söylemek istiyorsun? Kendini daha rahat hissediyor musun?

Bana çok faydalı olduğunu düşünüyorum ve bütün çocuklara faydalı olmasını istiyorum. Fizyoboks beni rahatlattı, sakinleştirdi ve daha sosyal olmamı sağladı. Egzersiz yaparken hiç sıkılmıyorum, çok zevkli geçiyor.

Siz hocası olarak Venüs’ün gelişimi için ne diyorsunuz?

Venüs daha dik durmaya başladı ellerini daha rahat kullanıyor, özsaygısı ve özgüveni arttı.

Velilerin genelde çekindikleri bir konu var mı?

Veliler “Çocuğum acaba birine vurur mu?” diye endişeleniyor. Velilere şu cevabı veriyorum: Aile içinde şiddet varsa vurabilir! Önemli olan aile içinde şiddetin olmaması. Eğer yoksa neden vursun ki? Futbol oynayan bir çocuk da eğer şiddete eğilimliyse tekme atar.

Fizyoboks tedavisine katılmak isteyenler nasıl bir ön değerlendirmeden geçiyor?

Fizyoterapiye başlayacak birinde yaptığımız değerlendirmelerin aynısını yapıyoruz. Egzersiz öncesi, esnasında ve sonrasında kalp atım hızı, solunum sayısı, kullandığı ilaçları, daha önce cerrahi müdahale geçirip geçirmediği değerlendirmede kriter teşkil ediyor. Kas kuvveti, spastisite, mobilizasyon, refleks değerlendirmesi, gövde stabilizasyonu, el göz koordinasyonu, duyu bütünleme değerlendirilmesi, hastalığa ilişkin bazı diğer spesifik değerlendirmeler yapıyoruz. Tabii ilk önce tanıyı koyması için doktor muayenesinden geçiyor her hasta. Zaten rehabilitasyona gelen her hastanın“Rehabilitasyona gelmesinde sakınca yoktur” raporu alması lazım.

Peki, kimler fizyoboks yapamaz?

Ciddi kalp rahatsızlıkları varsa, akut ya da ilerleyici bir hastalığı varsa tümör vs. gibi. Aslında fizyoterapiye zaten gidemeyecek hasta fizyoboks yapamaz.

Fizyoboks tanındıktan sonra ehil olmayan bazı kişilerce de uygulanmaya başladı…

Ailelerin kimlerle çalıştığının bilincinde olması lazım. Sosyal medyada bazen bazı çalışmaları görüyorum ve üzülüyorum. Kullanılmaması gereken kasları çalıştırdıklarını görüyorum.  Ailelere tavsiyem bilimsel çalışmaları fırsat buldukça araştırsınlar, üniversitede ilgili bölüm hocalarına sorsunlar. Sıkça kullanılan bir yanlışı da söylemek isterim. Bazı videolarda hareketleri görüp onu taklit etme yoluna gidenler var. Bu son derece zararlı ve geri döndürülmez sağlık sorunlarına neden olabilir. Her hasta özeldir her hareket her hastaya uygulanamaz.

Dünyada fizyoboksa benzer özel çalışma yöntemleri var mı?

İngiltere, Fransa, İsveç ve Hollanda’da benzer çalışmalar var. Onlarla da işbirliği içindeyiz, sürekli yazışıyoruz, onlar benden ben onlardan farklı şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. Bu çalışma yaygınlaşma eğiliminde. İngiltere bu işin tasarım boyutuyla da uğraşıyor, eldiven ve kask tasarlıyorlar. Aslında orada amaç paralimpik spor branşına döndürmek. Yarışmak yani. Şunu özellikle belirtmek istiyorum. Böyle bir şey yapılacaksa dahi eskrimdeki gibi yüzün tamamen kamufle edilmesi gerekir. Bunun dışında bir fizyoterapist olarak bunu kabul etmem söz konusu değil.

Siz aynı zamanda Boccia Milli Takımı antrenörüsünüz. Oradaki çalışmalarınızdan bahsetmek ister misiniz? Nasıl dâhil oldunuz?

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu bünyesinde katıldığım eğitimler esnasında benim yaptığım çalışmaları gözlemlemişler. Fizyoboksu da incelemişler o şekilde davet ettiler. Selim Özen Bey bana böyle bir teklif iletince ben de seve seve kabul ettim. Aynı zamanda orada teknik kurul üyesiyim. Ama ben daha çok engelli çocuklarla bire bir çalışıp antrenörlük yapmak istiyorum. Çocukların kaslarını kullanmalarına yönelik çalışmalar yapmak istiyorum. Hatta fizyoboks yöntemlerini kullanarak boccia milli takımı sporcularını çalıştıracağım. Çünkü farklı bir katkıda bulunmak istiyorum. Diğer antrenörler boccia topu nasıl atılır zaten öğretiyorlar. Ben bedenlerini, ellerini nasıl daha iyi kullanırlar onun üzerine çalışacağım.