Rihana Ibrahim: Somali'den ABD'ye Büyük Mücadele

Rihana Ibrahim: Somali'den ABD'ye Büyük Mücadele

MURAT SALTAN  - ÖZEL RÖPORTAJ

Rihana Ibrahim, Somali asıllı genç bir kadın. Bir taraftan iç savaşın yıkıcı etkisi diğer bir taraf ise kıtlığın halkı maruz bıraktığı açlık. Rihana böyle bir ülkeye Bedensel Engelli birey olarak dünyaya gözlerini açtı. Benim için çok kıymetli bir röportaj oldu. Rihana'nın her cevabında yutkunduğumu, dişlerimi sıktığımı hissettim.Bu röportajda onun Somali'den Amerika Birleşik Devletleri'ne uzanan inanılmaz yaşam mücadelesine tanık olacak, ABD Ulusal Basketbol Liglerinin ilk başörtülü Müslüman sporcusu olmasını dinleyecek ve bir gün hayallerini gerçekleştirip ülkesine dönüş planları yapmasına şahit olacağız.

*

Rihana seni ABD Ulusal ligindeki çok çekişmeli bir maçı izlerken fark ettim.Oyundaki çaban ve arkadaşlarının sana desteği beni etkilemişti. Sana bir şekilde ulaşıp hikayeni sormak için çok çabaladım. Mentörün Mia, bu konuda bana çok yardımcı oldu. Röportaj teklifimi geri çevirmediğin için çok teşekkür ederim.

Kilometrelerce uzaktan takip edildiğimi bilmek çok şaşırtıcı bir his. Hikayemi başkalarına duyurmak  fikri için ben teşekkür ederim.

Rihana bize kendinden bahseder misin? Kaç yaşındasın? Nerede doğdun? Engelin nedir?

24 yaşındayım. Somali'nin Mogadişu kentinde dünyaya geldim. Doğumumdan hemen sonra Çocuk felci tanısı kondu. Sakatlığım bacaklarımı etkiledi ve belden aşağım kısmen felç oldu.Somali'de engelli bir Müslüman kız olarak büyümek, özellikle ülkedeki şiddet yüzünden çok zordu. Dokuz yaşıma geldiğimde yetim kaldım. Annem ve babam ayrı bombalamalarla öldürüldü. Erkek ve kız kardeşlerim dağıldı. Ben annemin kadın bir arkadaşı tarafından alındım.

Ülkende kadın olmanın zorlukları nelerdi ? sen hem kadın hem engelli bir biriydin, bunun zorlukları nelerdi?

Eğitim hakkı kadınlar için çok zorlu. Beni yanına alan kadın çok merhametli ve iyi biriydi. Fakat beni okula göndermeyi göze alamıyordu. Bu yüzden eğitim alma zorluğu ile karşılaştım. Beni yanına alan kadın vefat ettiğinde, en büyük oğlu kendisi ile evlenmem gerektiğini bunun benim için en iyi seçenek olduğunu söyledi. Bunu reddettiğimde ise beni dövdü. Yediğim birkaç dayaktan sonra kaçmam gerektiğini biliyordum.

Somali'de engelli bir kadın olmanın birçok zorluğu olduğunu düşünüyorum. Eğitim eksikliği, fırsat eksikliği, engelli insanlara karşı damgalanma. Farklı bir hayat yaşamak istedim - çok erken yaşlarda eş olmak değil. Ben sadece daha bir çocuktum. Hiç kimse benim eğitim alabileceğimi, kariyer yapabileceğimi, sporcu olabileceğimi düşünmedi.

Amerika'ya gelme hikayen nedir? Tekerlekli sandalye basketboluyla nasıl tanıştın?

12 yaşında evlenmeyi reddettikten sonra ayrılmak istedim ama param yoktu, kaçmanın yolu yoktu. Köydeki bazı kadınlar paralarının bir kısmını benimle paylaştı ve Somali'den bir kaç kadın ile birlikte kaçtık, 1.400 kilometre yürüyerek Etiyopya'nın Jijiga kenti dışındaki Awbarre Mülteci Kampına gittik. Bu yolculuk çok zordu. Neredeyse yolda enfeksiyonlardan ve açlıktan ölüyordum. Ama Mülteci Kampına varmayı başardım.

Her nasılsa Awbarre Mülteci kampında 6 yıl hayatta kaldım. Mülteci listesine girmeye çalıştım, ama çok fazla insan sıra bekliyordu, uzun bir listeydi. Son olarak, 2012 yılında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Konseyi'nden (UNHCR) bazı insanlar savunmasız kadın ve çocukları yardım etmek için kampa geldi. Mülakat yapıldı ve mucizevi bir şekilde mülteci olarak kabul edildim, ancak bir müddet daha beklemem söylendi. Yaşam mülteci kampında sürekli bir mücadele içinde geçiyordu. Günlerce Plastik bir muşamba altında yattım. verilen Yemek miktarı yaşamak için neredeyse imkansızdı. Çoğunlukla aç kaldım. Hayallerimin geçekleşmesi için sürekli dua ettim.

2014 yılında hayalim gerçek oldu. Arizona Tucson'a mülteci olarak yerleştirildiğim için şanslıydım. 30 Nisan 2014'te Tucson havaalanına inmiştim. Ertesi gün, Konsey tarafından mentörlüğümü yapması için atanan, hayatımda önemli bir etkisi olacak bir kadınla tanıştım, Mia Hansen. Mia beni birçok şeyle tanıştırdı - özellikle uyarlanabilir sporlar. Hayatım çok daha iyi hale geldi. Tekerlekli sandalye basketbolu sayesinde daha mutlu ve sağlıklıyım.

Tekerlekli Sandalye Basketbolu hayatında neleri değiştirdi?

Tekerlekli sandalye basketbolu bana birçok fırsat verdi. Arkadaşlarım oldu, birçok yeni beceri öğrendim ve rekabetçi bir sporcu oldum. ABD'deki birçok eyalette turnuvalar için seyahat ettim. Azınlık bir Afrikalı-Amerikalı Müslüman kadınken, kendimi nasıl güvenle taşıyabileceğimi öğrendim. Bir şeye sıkı çalışmanın ne demek olduğunu öğrendim. Basketbol ile kendimi, sesimi buldum.Şimdi tecrübelerimi paylaşmaktan çok mutluyum. Benim hikayem, Engelli genç kızların denemeye devam etmeleri durumunda her zaman başarılı olma şansı olduğunu bilmelerine yardımcı olacaktır.

Takım arkadaşların sana nasıl yaklaşıyor? Uyum sürecinde hangi zorluklarla karşılaştın?

Başlangıçta, Arizona Üniversitesi'ndeki kadın takım arkadaşlarım misafirperverdi, ama benim için de zorluydu. Benimkinden çok farklı geçmişlerden geliyorlardı ... daha iyi eğitim, aile, maddi destek. İngilizceyi çok iyi anlayamıyordum, tekerlekli sandalye basketbolu oyununu bilmediğimden arkadaşlarım hüsrana uğradılar.Müslüman inancımı merak ettiler, neden başörtüsü taktığımı, inançlarımın ne olduğunu sordular. Kendimi çok iyi ifade edemedim ve iletişim kurmakta zorlanıyordum. Bunun böyle olmayacağına karar verdik. Bir gün antrenmana Somali dilini bilen bir tercüman davet ettik ve takım arkadaşlarımı yanıma çağırdım.Hikayemi onlara anlattım,onların sorularına cevap verdim. Amerika'ya gelmeden önce neler yaşadığımı öğrendiklerinde beni daha iyi anlamaya başladılar. Bundan sonraki tüm sürelerde beni  desteklediler ve bana sürekli moral verdiler. Basketbola gelince iş değişiyordu :) Tüm takım arkadaşlarım rekabetçiydi. Oyunu öğrenmek ve onlarla rekabet edebilmek için çok çalıştım. Daha sonra ortak bir takıma, Tucson Lobos'a katıldığımda kendimi erkeklerle oynarken buldum. Bu benim için zorlu bir deneyim oluyordu ve Tucson Lobos takımda birçok iyi arkadaşlar edindim. Kim olduğumu kabul ediyorlar, bana saygı duyuyorlar. Zaferlerimizi birlikte kutluyoruz.

Rihana, peki Tekerlekli Sandalye Basketbolunun dışında neler yapıyorsun,farklı hobilerin var mı?

Amerikalıların spor konusunda çok rekabetçi bir tutumu var. Koçlarım bana her zaman olabildiğince zorlamamı söylüyorlar. Amerikalılar çok çalışıyor ve çok oynuyorlar. Spor ve oyunlar için çok daha fazla zamana ve paraya sahipler. Sezon boyunca haftada üç kez basketbol antrenmanı yapıyorum. Henüz Amerikalılar gibi birden fazla  hobi geliştirmedim, çünkü bunları yapmak zaman ve para alıyor Bazı açılardan hayatı hala, ailesi olmayan, yalnız bir genç kişi olarak yaşıyorum.Filmleri severim, Tarihi severim. National Geographic kanalını izlerim. Şimdilerde Piyano çalmayı öğreniyorum.Bir gün Avrupa'ya ve diğer ülkelere seyahat etmek istiyorum.

Yakın zamanda Amerika vatandaşı oldun, seni tebrik ediyorum. Peki bundan sonrası için planların nedir?

Teşekkür ederim! Amerikan vatandaşları istedikleri gibi yaşama, yeni bir yaşam kurma özgürlüğüne sahipler. Amerika'da engelli insanlar için birçok fırsat olduğunu öğrendim.Burada  İnsanlara eşit muamele ediliyor ve kimse sadece engelli veya kadın oldukları için ayrımcılığa uğramıyor. Bu fırsatları devam ettirebilmem için eğitimli olmam gerekir Ben de İngilizce öğreniyorum, okuyorum, yazıyorum. Matematik öğreniyorum.20 Haziran’da 5 yılın sonunda vatandaşlığa kabul edilmiş bir ABD vatandaşı oldum. Hedeflerim; eğitimime devam etmek ve Sosyal Hizmet Uzmanı olmak istiyorum. Bir gün diğer kadın ve gençlerin hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olmak için vatanım Somali'ye dönmek istiyorum. Ayrıca bir gün kardeşlerimi bulmayı da umuyorum.

 

Rihana çok keyifli bir söyleşi oldu.Seni deneyimlerini anlatman için bir gün Türkiye'ye davet etmek isterim. Çok teşekkür ederim. Bundan sonraki yaşantında umarım istediklerine kavuşursun.

Türkiye mi? Bu benim için oldukça heyecan verici. Davetini bekliyor olacağım. Beni fark ettiğin ve yaşadıklarımı başka insanlarla paylaşma fırsatı sunduğun için ben teşekkür ediyorum.