Elini Taşın Altına Koymak

Elini Taşın Altına Koymak

Yüz ayak merdivenin iki basamağı noksan ise dama çıkmak isteyen çıkamaz!
(Mevlana)

 

TFF’nin engelli futbolunun gelişimi için 4 Engelli Spor Federasyonu ile yaptığı stratejik işbirliği ve üstlendiği rolü anlatmak için  “boşluk” metaforunu kullanmıştım. Yani Çinli bir düşünürün “bir testi yaparsın çamurdan, içindeki boşluktur onu yararlı kılan” sözlerinde yer aldığı gibi TFF yıllardır hem finansal hem de iletişim, sponsorluk, kamp, malzeme daha da önemlisi TFF’nin yıllar içinde edindiği tüm tecrübesini sevgiyle harmanlayarak engelli futboluna aktarmaktadır. Testinin içindeki boşluk gibi tevazuyla…

Engelli camiaları gerçekten çok büyük kitleleri temsil ediyor. Özel sporcuların, işitme engellilerin, ampute futbolcuların, sesi görenlerin sahada verdikleri mücadele sadece kendileri için verdikleri bir mücadele olmaktan çıkıyor, bir bakıma tüm engellilerin sözü, gözü, ayağı, ruhu oluyorlar sahada. Yani futbol yoluyla topluma tüm engellilerin mesajını iletiyorlar, adeta onların temsilcileri oluyorlar.
Onlar bu mücadeleleri verirken elbette kendi federasyonları, Spor Bakanlığı onların yanlarında oluyor. Fakat her federasyonun birçok farklı branşı var. Futboldan basketbola neredeyse 20’ye yakın branşı olan federasyonlar var.

Peki, bu engelli federasyonların bu branşlarını desteklemek için bu konunun uzman federasyonu Futbol Federasyonu, Basketbol Federasyonu, Voleybol Federasyonu, Tenis Federasyonu, Güreş Federasyonu gibi -daha örnekleri uzatabiliriz- hangi federasyonlarımız engelli kardeşlerimizin yanında yer alıyor?

Şunu iftiharla söyleyebilirim ki TFF Başkanı Yıldırım Demirören ve Yönetim Kurulu’nun TFF bünyesinde oluşturduğu ve bugün UEFA tarafından da büyük takdir gören Engelliler Koordinasyon Kurulu ile yıllardır engelli futbolunun gelişimine ortak strateji üretmeye devam etmektedir.

Diğer federasyonlarımızda da karınca kararınca bu tip yapılar kurması gerekmektedir. Herkes elini taşın altına koymalıdır.
Engelli Federasyonlarımız onlarca branş ile mücadele ederken bizlere düşen görev onlara kaldıraç görevi yapmaktır. Tıpkı TFF’nin yaptığı gibi. Bugün engelli futbolu dünyanın en başarılı organizasyonuna bu işbirliği sayesinde ulaştı. 
Yani Mevlana’nın dediği son 2 basamağa ancak böyle ulaşabildik.

Darısı diğer federasyonlarımıza demek isterken aynı zamanda bir spor yazarı olmam hasebiyle ve de kamuda, özellikle spor teşkilatında yaptığım görevler çerçevesinde bundan 2-3 yıl önce de dile getirdiğim somut  önerimi burada bir kez daha  tekrarlamak istiyorum. Tam da Tekerlekli Basketbol Milli Takımlarımızın ardı ardına aldığı başarılar ve bunun üzerine Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu ve yöneticilerinin başarılı basketçilerimizi havaalanında karşılamaları üzerine bu konu için en uygun zaman olduğunu düşünüyorum.

Ford’un kurucusu Henry Ford’un dediği gibi “Hata değil, çare de bulalım.”

Uzun yıllar Basketbol Federasyonunda da üst düzey görevler yapan birisi olarak mutlaka TFF’de yaptığımız gibi bu kez de engelli basketbolunu geliştirmek için bir şeyler yapılabileceğini düşünüyorum. Bunun için ilk etapta mutlaka Futbol Federasyonu gibi özel bütçeler, koordinasyon kurulları kurmasına da gerek yok. Ama Basketbol Federasyonunun yıllarca başarıyla yürüttüğü ve artık bir marka haline gelen All Star etkinliğinin içerisine Tekerlekli Basketbolcularımızın da katılacağı özel bir program yapılması önemlidir.

Havaalanına kadar giderek onları karşılayan Başkan Türkoğlu’nun yapacağı en büyük jest tekerlekli basketbolu All Star ailesi ile tanıştırmak olacaktır. Havaalanı ziyareti de ancak böyle anlam kazanabilir.

Böylece yıllardır başarıdan başarıya koşan ama bir türlü toplumla tam anlamıyla buluşamayan tekerlekli basketbolcularımızın hikâyelerini anlatmak ve de Mevlana’nın dediği gibi  noksan iki basamağı tamamlamak üzere Basketbol Federasyonunu göreve çağırıyorum.