Engelli Sporcularda Sağlık Sorunları

Engelli Sporcularda Sağlık Sorunları

Engelli sporcularda bedensel engeli oluşturan hastalık ve yaralanmalar oldukça farklıdır. Aşağıda görülen ve en fazla tanınanlar, başlıklarla sınıflandırılmaktadır.

Omurilik yaralanmaları (Spina bifida, Parapleji, Kuadripleji )

Çocuk felci  (Poliomyelitis)

Uzuv kayıpları  (Amputasyonlar)

Diğer  (Beyin felci -serebral palsi, Kas hastalıkları, Doğuştan gelen özürler)

Bu engel nedenlerinden birine veya birden fazlasına sahip bireyler uygun oldukları sporlara yönlendirilmektedir.

Engelli bireyin spor ve fiziksel aktiviteye katılmadan önce; son zamanlardaki sağlık durumu, yarışma seviyesi, katılacağı özel sporlar ve pozisyonlar, adaptif ekipmanlar, koruyucu ekipmanlar, kişinin yeteneği ve riskler iyi belirlenmelidir.

Katılım öncesi değerlendirme belli bir zaman dilimine yayılarak, sağlık ekibi içinde yer alan doktor, fizyoterapist ile antrenör ve uygun personel tarafından yapılmalıdır.

Engelli sporcuların sadece katılım öncesi değil belirli aralıklarla değerlendirilmesi, bu değerlendirme sonuçlarına göre eğitim ve antrenman programlarının verilmesi gereklidir. Böylece sporcuların hem yaralanma riskleri azaltılacak hem de performansları olumlu yönde etkilenecektir.

En Sık Karşılaşılan Sağlık Sorunları

Basınç Yaraları

Basınç yaraları, uygun olmayan protez kullanan amputelerde ve tekerlekli sandalye kullanan sporcularda (spinal kord yaralanması, serebral palsi, spina bifida, nöromusküler hastalıklar, pleji ile bağlantılı merkezi sinir sistemi yaralanmaları) sık karşılaşılabilecek bir durumdur.

Spinal kord yaralanmalı sporcularda basınç yaralarının oluşma riski duyu kaybına bağlı olarak oldukça yüksektir. Özellikle gövde kontrolü olmayan sporcularda tekerlekli sandalyede oturma pozisyonları  (dizleri kalçalarından daha yüksek seviyede oturmaları) ve uzun süre tekerlekli sandalyede oturmak zorunda kalmaları en çok basınca maruz kalan kemik çıkıntılarından sakrum ve iskial tuberositas üzerinde yara açılmasına neden olur.

Basınç yaraları erken teşhis edilmez ise enfekte olabilir. Bu nedenle sık ve çok dikkatli deri incelemeleri basınç bölgesindeki problemin erken tespiti için zorunludur.

En etkin korunma ve tedavi yöntemi basıncın ortadan kaldırılmasıdır.

Termoregülasyon

Isı regülasyonu spinal kord yaralanmalı sporcularda bozulmuştur. Bu sporcularda hipotermi ve hipertermi ciddi bir problem olan sıcak ve soğuk yanıklarını oluşturabilir. Sporcuların belirli ilaçları alması da hipertermi riskini artırabilir. Diğer taraftan, yüzme gibi vücudu soğutucu etkenler hipotermi riskini artırmaktadır.

Bozuk vazomotor ve sudomotor nöral kontrol, lezyon seviyesinin altında kas kütlesinin azalması ve merkezi ısı düzenleme merkezinin hasar görmesi hipotermi gelişmesine neden olmaktadır.

Lezyon seviyesinin altında titreme cevabı eksikliği bulunmaktadır. Spinal kord yani omurilik yaralanmalı sporcularda ayrıca seviyenin altında duyu bozukluğu vardır ve bu yüzden engelli kişiler kıyafetlerinin ıslaklığını bile fark etmeyebilirler.

Uygun ısı regülasyonu problemleri orta dereceli ısı ortamında bile meydana gelebilir. Sporcu herhangi bir problemin ilk belirtisinde spor aktivitesinden çıkartılmalıdır. Bu konuların farkındalığı ve sporcuların ve antrenörün eğitimi önemlidir.

Bağırsak ve mesane kontrolü

Meningomiyoloselli, spinal kord yaralanmalı ve diğer nöromusküler engelli çocuklar mesane kontrolü (nörojenik mesane) ve bağırsak kontrolünde zorluk yaşarlar.

Farklı mesane ve bağırsak rutinleri ve koku çocuğa utanç verebilir. Spora katılımda, bu sporcu mesane ve bağırsak sorunları zihnini karıştırabilir.

Bazı sporcular aralıklı kateterizasyon gerektiren işeme programları yapabilirler ya da iç kısma yerleştirilen kateteri kullanabilirler.

Sporcularda bazı faktörler ve su tüketiminin yetersiz olması üriner sistemde enfeksiyon riskini artırmasına yol açabilir.

Düzenli işeme, yeterli hidrasyon ve uygun steril işeme tekniklerinin kullanımı idrar tutulması ve ilgili komplikasyonları önlemede yararlıdır. Nörojenik mesaneye ek olarak, bu sporcularda ayrıca kabızlık ve dışkı tutulması problemleri vardır, bağırsak hareketlerinin kontrolü ve düzenli takibi gereklidir.

Lateks alerjisi

Spina bifidalı çocuklarda lateks alerjisi görülme oranı % 25-65’tir.

Medikal malzemeden lateks olanlar eldiven, stetoskop borusu, kan basınç manşeti, kateter, yara dreni, bandaj, ampül enjektörüdür.

Ev araçlarından lateks olanlar, balon, kondom, ayak tabanlığı, silgi, bazı oyuncaklar ve spor aletleridir. Bunlar kullanılırken alerji durumu mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

Hidrosefali ve şant

Meningomiyoloselli çocuklarda hidrosefali varlığı ve şiddeti ayrıca ventrikuloperitoneal şant bu sporcuların spora katılımını ve fonksiyonel seviyesini etkileyen majör faktörlerdir.

Ventrikuloperitoneal şant sistemi genellikle deri altında korunur, ancak eğer laserasyon sonucu deri bütünlüğü bozulursa risk altına girerler.

Serebrospinal sıvı şantlı sporcu, şanttan dolayı spora katılımı kısıtlanmamalıdır ancak korunmak için uygun başlık ya da şapka giymelidirler. Bazı ciddi risk oluşturan sporlar yasaktır.

Down Sendromunda Atlanto-Axial İnstabilite

Down sendromlu bireylerin %15’inde Atlanto-axial instabilite (AAI) mevcuttur. Asemptomatik AAI spor katılım durumunda spinal kord yaralanması için risk oluşturduğundan oldukça önemlidir. Asemptomatik AAI’yı taramada fleksiyon, ekstansiyon ve nötral pozisyonda lateral servikal kolon  radyografilerinin çekilmesi güvenli katılım için  önemlidir.

Down sendromlu sporcular özel olimpiyatlara katılırlar. AAI’lı çocuklar için, temas/çarpışma sporları, jimnastik, dalma, pentatlon, kelebek stili yüzme, yüksek sıçrama, futbol, boyun fleksiyon –ekstansiyonunu içeren bazı ısınma egzersizleri kesinlikle yasaktır. Tüm down sendromlu sporcuların spor programına katılımından önce lateral boyun radyografisi ile görüntülenmesini gerektirir. AAI için en yüksek risk 5-10 yaşları arasında gösterilmektedir.

Spastisite

Bu spina bifida, spinal kord yaralanmalı, serebral palsi veya bazı nöromusküler bozukluklar gibi merkezi sinir sistem yaralanmalı herhangi bir sporcuda potansiyel bir problemdir. Tonus artışı genellikle üriner sistem enfeksiyonu ve benzeri bir nosiseptif uyarana bağlı olarak ikincil bir problem olarak gelişir.

Tedavi,  uyaranın uzaklaştırılmasını,  pozisyonunu değiştirme ve henüz başlanmadıysa bir germe programının dâhil edilmesini içerir.

Fantom Hissi ve Fantom Ağrısı 

Amputelerde oluşan ve protez uygulamaları açısından önemli olan iki sorundur.

Fantom Hissi

Fantom hissi amputasyondan sonra, kesilen kısmın varmış gibi hissedilmesidir. Ömür boyu sürebilir veya bir süre sonra hissedilmeyebilir. Yapılan çalışmalar bir süre fantom hissinden kurtulmuş amputelerin ruhsal bir problemle karşılaştıklarında yeniden kayıp kol veya bacaklarını hissetmeye başladıklarını göstermiştir.

Fantom Ağrısı 

Kayıp kol veya bacakta ağrı hissedilmesidir. Ezilme türü travmalarda fantom hissi ve ağrısı daha çok ortaya çıkmaktadır. Erken dönemde protez yapılan amputelerde fantom hissi ve ağrısının daha az ortaya çıktığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.

Otonomik Disrefleksia

Bu durum T6 ve üzeri spinal kord yaralanmalı sporcularda en sık görülen potansiyel bir problemdir.

Burada akut kontrolsüz sempatik cevaba neden olan sempatik sinir sistemi inhibisyonunun kaybı vardır, bu da lezyon seviyesinin altında terleme, göğüs sıkışıklığı, baş ağrısı, endişe, akut paroksimal hipertansiyon, hipertermi, kardiyak disritmi ve gastrointestinal bozuklukla kendini göstermektedir.

Bu tıbbi bir acil durumdur ve hızlıca tedavi edilmelidir.

Spinal kord yaralanması seviyesinin altında ağrılı veya ağrısız uyaran tarafından tetiklenen kan basıncındaki tehlikeli miktarda artıştır. Spinal kord yaralanması seviyesinin altında vücut bu uyaranları fark edemez ve onlara düzgün cevap oluşturulurken zorluk yaşar. Sonuç olarak, kan basıncı hızlı bir şekilde yükselebilir ve felç, kalp krizi hatta ölüme varabilecek nitelikte ciddi sonuçlar doğurur.

Boosting

Boosting, 6. torasik segment seviyesi (T6) ve üzerinde spinal kord yaralanması olan sporcuların kasıtlı olarak antrenman ve yarışma esnasında otonomik disrefleksiyi tetiklemesi ile gerçekleşir.

Eğer ‘boosting’ varsa otonomik disrefleksi de ortaya çıkan aynı semptomlar görülür: zonklayıcı baş ağrısı, bulanık görüş ve göz önünde uçuşan siyah noktalar görme, terleme, genellikle spinal kord yaralanması seviyenizin üzerinde, burun tıkanıklığı, mide bulantısı, anksiyete (endişe, huzursuzluk),  nefes almada zorluk.

Bu problem de son derece ciddi ve acil olarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur.