Hayata Renk Katan Pusula: Spor

Hayata Renk Katan Pusula: Spor

Dünya’da yaklaşık 600 milyon engelli birey yaşıyor. Dünya nüfusunun  %10 ‘nun gelişmekte olan ülkelerde yaşadığını varsaydığımızda bu sonuç, -engelli bireylerin aileleri de düşünüldüğünde- nüfusun %25’ini doğrudan etkilemektedir. Ülkemizde nüfusun %12.29’unu engelli bireyler oluşturmaktadır. Bunun anlamı yaklaşık 9.294.605 milyon engellimiz olduğu gerçeğidir.

Ülkemizde 0-19 yaş grubunda toplam 440.385 engelli çocuk ve adolesan vardır. Bu çocuk ve adolesanların engel tiplerine göre dağılımlarına bakıldığında sırasıyla; bedensel, zihinsel, görme ve işitme engelinin geldiği görülmektedir. Omurilik yaralanmaları, çocuk felci, amputasyonlar, nöromuskuler hastalıklar; örneğin spina bifida, cerebral palsi ve muskuler distrofi gibi fonksiyonel bozukluklar bedensel engele yol açan durumların başında gelmektedir.

Engelli bireyin profesyoneller tarafından desteklenmesi ve yönlendirilmesi rehabilitasyon kavramı içinde yer almıştır. Rehabilitasyon kısaca kişinin anatomik, fizyolojik ve çevresel limitasyonları içerisinde fiziksel, psikolojik, sosyal, mesleki ve meslek dışı eğitimsel potansiyelinin geliştirilmesidir.

Kişinin kendi yeteneklerinin farkına varması, kendine yetebilmeyi öğrenmesi ancak rehabilitasyon ve eğitimle gerçekleşebilmektedir. Engelli rehabilitasyonunda spor; güven, denge, kas kontrolü, hareketlerde özgürlük ve koordinasyon kazanmak için kullanılabilir. Spor öyle bir olgudur ki engelli, sağlıklı tüm insanları sosyalleştiren, güzel kötü tüm yaşam değerlerini bir arada paylaşmayı öğreten, ruhsal yapıya sağladığı destek yanında disiplin, rekabet ve arkadaşlık hislerini uyandırarak kişinin bağımsızlığını kazanmasında ve benliğinin oluşmasında ciddi bir rol oynamaktadır.

Spor niçin önemlidir? YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRIR!

* Spor ile grup içi başarı ve mücadele azmi artar

* Kişiler arası destek ve paylaşım artar

* Kişiler arası iletişim artar

* Birbirlerinin ilgi ve ihtiyaçlarını öğrenirler

* Kimlik duyguları gelişir.

* Kendilerine olan özgüvenleri artar

Ayrıca spora katılım, sosyal uyumu, kendini kabul etme, sosyal yeteneklerin gelişmesi yanında engelli ve engelli olmayan çocukların, gençlerin kaynaşmasını sağlar. Çocukların ve gençlerin engelli arkadaşlarını tanıması ve farkındalıklarının artması ilerde toplumu oluşturacak bu bireyler arasındaki engelleri kaldıracaktır.

Engelliler Hangi Sporları Yapabilirler?

Pek çok spor dalını seçebilirler, ancak seçilecek olan spor türü engellinin kapasitesine uygun olmalı, yetersizliklerini fazla zorlamamalı ve engelin fonksiyonel iyileşmesine yardım etmelidir. Seçilen spor dalı engellinin yetenekleri ve ilgisi doğrultusunda olmalıdır.

Dünyada ve Türkiye’de Engellilerde Spor

İlk kez The Stoke Mandeville Hospital’da,  Sir Ludwig Guttman tarafından organize edilen ve tekerlekli sandalyedeki engellilerin rehabilitasyonu  için uygulanan çeşitli sportif aktiviteler,  engelliler sporunun tarihsel başlangıcı olmuştur.

Engellilerin olimpiyat oyununa katılımı ilk defa 1960 Roma Olimpiyatlarında gerçekleşmiştir. Engelli Olimpiyat oyunları,“Paralimpik Oyunlar” adıyla olimpiyatların yapıldığı ülke tarafından oyunların bitmesinden iki hafta sonra düzenlenmektedir ve bugün her dört yılda bir olimpiyatlarla birlikte gerçekleştirilmektedir. Paralimpik yaz   ve kış oyunları  iki hafta içinde tamamlanmaktadır. İlk kış paralimpik oyunları ise, 1976 yılında Nordic ve Alpine kayağında Ornskoldsvik, İsviçre’de yapılmıştır.

Türkiye’de 1990 yılında yapılan “Spor Şurasında” alınan karar doğrultusunda T.C Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı “Türkiye Özürlüler Spor Federasyonu” kurulmuştur. Kuruluşundan 2000 yılına kadar 4 ana engel grubunun faaliyetlerini birlikte gerçekleştiren Federasyon, 2000 yılında Bedensel Engelliler, İşitme Engelliler, Görme Engelliler ve Zihinsel Engelliler (Özel Sporcular) olmak üzere 4 ayrı spor federasyonu olarak ayrılmıştır. 

Türkiye Milli Paralimpik Komitesi

2002 senesinde kurulmuştur. Paralimpik ruhunun oluşması için çalışan ve Uluslararası Paralimpik Komitesi (International Paralympic Committee) IPC’nin Türkiye temsilcisi olarak tanınan tek resmi kuruluştur.

Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de engelli sporuna gönül verenlerin sayısında belirgin bir artış olmuş,  toplumumuz hızlı bir bilinçlenme sürecine girmiştir.  Engelli sporlarında elde edilen tüm başarılar ve yapılan olumlu çalışmalara rağmen gerçekleştirilmesi gereken önemli amaçlarımız ve hedeflerimiz için toplumsal işbirliğine ciddi gereksinimimiz söz konusudur.

Aşağıda belirtilen amaç ve hedefler doğrultusunda yapılacak stratejik plan ve yapılanma en kısa sürede oluşturulmalı ve işlerlik kazandırılmalıdır.

* Toplumumuzda engelli bireylerin yeterlilikleri ve yetenekleri hakkında farkındalık yaratmak ve bu konuda gerekli eğitimi sağlamak.

* Aileleri bilinçlendirmek ve yönlendirmek.

* Tüm kurum, kuruluş, yerel yönetimler, sivil toplum örgütlerinin entegrasyonunu sağlayarak bir yapılanma içinde yakın uzak hedefleri gerçekleştirmede birlikte hareket etmek.

* Toplumumuzda engelli bireylerimizin eğlendirici ve destekleyici anlamda spora katılımlarını %25–50 seviyelerine kadar artırmak

* Türkiye’de tüm engelli federasyonlarına bağlı spor kulüplerinin sayısını arttırmak. Bu anlamda engelli sporcu sayısını artırmak.

* Rekreasyonel ve profesyonel sporların desteği ile bireylerin yaşam kalitelerini artırmak.

* Paralimpik oyunlara katılabilecek sporcu sayısını artırmak

* Özellikle kadın sporcu, idareci ve antrenör sayısında artış sağlamak.

* Her bir spor dalı için ulusal ve uluslararası düzeyde, antrenör, hakem ve klasifiker yetiştirmek ve uluslararası kurullarda yer alacak temsilci sayısını artırmak.

Sonuç

Avrupa, Dünya şampiyonaları ve Paralimpik oyunlarında ülkemiz çok sayıda sporcunun katılımı ile bu evrensel gösteride yerini almalı, Türkiye adını sporcularının kazandığı başarılarla tüm dünyaya duyurmalıdır. Bu amaç gerçekleştirilirken ülkemizin ihtiyacı ve hedefi olan sporcular yetiştirilmiş olacaktır. Bu bireylerin kimliği engelli yerine sporcu olarak toplum tarafından benimsenecek ve engelli engelsiz ayrımı ortadan kalkacak, tüm bireylerin eşit olduğu kavramı toplum olarak daha iyi algılanacak ve benimsenecektir.