Oyun Dediysek Öyle Değil…

Oyun Dediysek Öyle Değil…

Paralimpik Oyunlar, engelli sporcuların katıldığı olimpiyat oyunlarıdır. 1960 Roma Olimpiyatları’ndan beri düzenli olarak olimpiyatlarla paralel yapılmaktadır, tıpkı adında olduğu gibi... Paralimpik, Yunanca “yanı sıra” anlamına gelen “para“ kelimesi ve olimpik kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuş “paralel olimpiyat” anlamındaki sözcüktür.  

Yaz oyunlarında 1988 Seul, kış oyunlarındaysa 1994 LilleHammer’dan beri Olimpiyat oyunlarının kapanışının ardından yaklaşık 2 hafta sonra aynı tesislerde başlayan ve 5 kıtanın en başarılı sporcularının yarıştığı, en prestijli spor organizasyonlarından biridir. Sporcuların oyunlara katılabilmek için üst düzey dereceleri sağlamaları beklenen, sportif tabiriyle ancak kota alarak katılabildikleri, çoklu spor etkinlikleridir. Paralimpik oyunlara katılabilmek için farklı şekillerde kota almak mümkün olmakla birlikte, oyunlarda yarışan sporcular için ortak gereksinimler; zorlu antrenman süreçleri, disiplin, özveri ve üst düzey performanstır.

Mesela atletizm dünya sıralamasında ilk 5 içindeki en iyi 3 sporcudan biri olmanızı gerektiren veya S6 sınıfındaki bir erkek yüzücü için 50 m. serbesti en fazla 35 saniye 91 salisede yüzmesi beklenen ya da  makaralı yay açık sınıfta yarışan bir erkek okçunun en az 630 puan atmış olması kadar üst performans gerektiren koşulları içerir.

Hatta öyle üst düzey sportif perfromanslar gerekmektedir ki, T13 1500m yarışında ilk dörte giren görme engelli atletlerin, 1500m 2016 Rio Olimpiyat şampiyonundan (3:50.00) daha hızlı koştuğu sonuçlar doğmaktadır.

Görüldüğü gibi, paralimpik oyunlar, sanılanın aksine, engellileri avutmak veya eğlendirmek için düzenlenen değil, ülkelerin kendilerini ve sporcularının performanslarını gösterdikleri, paralimpik sporcuların da yaptıkları sporu yaşam biçimi haline getirerek hazırlandıkları ciddi spor organizasyonlarıdır. Kısaca, paralimpik oyunlar yapılamazın değil, “nasıl en iyisi yapılabilir?”in yansımadır.

2008 Pekin Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nın meşale yakma törenleri, bu ruhu en güzel yansıtan karelere sahne olmuştur. Hem olimpiyat hem de paralimpik oyunları, sporseverlerin olimpiyat meşalesinin nasıl yakılacağını merakla beklediği bir açılış töreni ile başlar. 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları, Kuş Yuvası olarak adlandırılan Çin Ulusal Stadyumunda eski olimpiyat şampiyonlarından Çinli jimnastikçi Li Ning’in, yerden yaklaşık 69 metre yükseklikte yer alan olimpiyat meşalesini bir ip sistemi aracılığıyla havada koşarak yakması ile başlamıştı. Paralimpik oyunların açılış töreni ise hayatımda şahit olduğum en etkileyici anlardan birine sahne oldu. Üç kez paralimpik oyunlar şampiyonu olmuş Çinli atlet Hou Bin (yüksek atlama) tekerlekli sandalyede bir makara sistemi ile kendisini 69 metre yukarı çekerek oyunları başlatan meşaleyi yaktı.

“Engelli bir sporcuyu nasıl havada asılı tutarız ve meşale yaktırırız?” sorusunu yanıtlamak ise paralimpik ruhun tüm dünyaya gösterdiği azim ve kararlılığın bir yansıması olarak vücut buldu. Tıpkı bir hayaliniz varsa, bunu gerçekleştirecek bir yolun mutlaka olduğu gibi... Tıpkı Paralimpik Oyunlarda yüzlerce sporcunun yaptığı gibi…