Portre: Elke Lale Van Achterberg

Hedefim Paralimpik Oyunlar Şampiyonluğu

Hollandalı baba ile Çerkez bir annenin kızları olarak Hollanda’da doğan Elke Lale Van Achterberg’in, küçük kardeşiyle oynarken geçirdiği bir kaza sonucu ortaya çıkan komplikasyon nedeniyle bir bacağı ampute ediliyor. 11 yaşına kadar ritmik jimnastikle uğraşan Lale, engel durumu ortaya çıktıktan sonra eskrim sporuna yöneliyor. 17 yaşındaki milli sporcu, bugün tekerlekli sandalye eskrimin yükselen yıldızı olma yolunda hızla ilerliyor.

*

Seni daha yakından tanımak istesek bize neler anlatırsın?

28 Mart 2000 Hollanda’da Nieuwegein şehrinde doğdum. Tekerlekli sandalye eskrim Türk Milli Takım sporcusuyum. Türkiye ve Hollanda vatandaşıyım. Dedemler, yani annemin babası, Sakaryalı bir Çerkez, babam ise Hollandalı. Yazları genelde Sakarya Yanıkköy’de kendi evimizde geçiriyoruz. Burası bana inanılmaz huzur veriyor.

Engelliliğin nasıl meydana geldi?

11 yaşındayken evde kardeşimle oynarken ters bir takla attım. Ayağımda meydana gelen bir kırık sonucu ağır sancı ve fonksiyon kaybı yaratan distrofi hastalığı ortaya çıktı ve uzun yıllar tedavi gördüm. 3 Nisan 2015 yılında kendi kararım ile sol bacağım ampute edildi. Uzun bir tedavi sürecinden sonra ağrı ve sancılarım geçti ve yeni hayatıma başladım. Dört sene boyunca zorlu uğraşlar sonucu yürümeyi adeta yeniden öğrendim. Şimdi protezle her şeyi yapabiliyorum. 

Spor hayatına eskrimle mi başladın? Öncesinde başka bir spor dalıyla uğraşıyor muydun?

Engel durumum ortaya çıkmadan önce haftada üç gün ritmik jimnastik antrenmanı yapıp müsabakalara katılıyordum. Ancak kazadan sonra artık bu sporu yapamamaya başladım çünkü tekerlekli sandalye kullanmaya başlamıştım. ​

Spor yapmadan kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Mutsuzdum. O yüzden 2012’nin Kasım ayında yapabileceğim bir spor branşı arayışı içerisine girdim. Sol bacağım çok sancılı olduğu için topla yapılan sporları yapma imkânım yoktu. Sonra tekerlekli sandalye eskrimle tanıştım ve çok sevdim. Tekrar gülmeye başladım. Benim hayatımın vazgeçilmez bir parçası oldu. 

Eskrim sporunda kısa zaman zarfında çok önemli başarılar elde ettin. Bu başarıları bekliyor muydun? Bugüne kadar elde ettiğin dereceleri bizimle paylaşır mısın?

Başarmak için çok çalışmak ve fırsatları iyi değerlendirmek gerekiyor. Daha 17 yaşındayım. Yetenekli olduğum çok çabuk belli oldu. 2013 yılının Haziran ayında Almanya’da Alman şampiyonasında en iyi kadın sporcu olarak gençlerde bronz madalya kazandım. 2014 yılının Eylül ayında 17 yaş altı dünya şampiyonasında  flöre ve epe dalında bronz madalya kazandım ve 2015 yılının Aralık ayında 17 yaş altı ve 23 yaş altı dünya şampiyonasında aynı dallarda dört defa üçüncü oldum. Bu sene Mayıs ayında Hollanda’da düzenlenen dünya kupası U23 yaş kategorisinde flörede gümüş, epede bronz kazandım. U17 yaş kategorisinde ise her iki dalda da altın madalyaya ulaştım. Turnuvanın en çok madalya kazanan sporcusu oldum. Geçen Nisan ayında Fransa Antibes’te seniorlar kategorisinde altın madalya kazandım. Temmuz ayında Varşova’da düzenlenen dünya şampiyonasında U23 yaş kategorisinde flörede gümüş, epe dalında ise bronz madalya aldım. Yine aynı ay Varşova’da düzenlenen U17 yaş kategorisinde hem flöre hem de epede gümüş madalya aldım.

Şu an U23 dünya klasmanında epede 2’inci flörede de 4’üncü sıradayım. Seniorlar kategorisinde ise 2017 dünya kupası klasmanında epede 8’inci flörede ise 10’uncu sıradayım.

Hem Hollanda hem de Türk vatandaşısın. Peki, Türk Milli Takımını seçmenizde en önemli etken neydi?

Çifte vatandaş olmanın avantajını kullanarak Şubat 2016’dan beri Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonuna bağlı olarak, Türk milli takımında yarışma kararı aldım. Türk milli takımından çok daha fazla destek göreceğime ve daha fazla fırsat yakalayabileceğime inandığım için bu kararı verdim. Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Arif Ümit Uztürk’e ve kulübüm Bursa Nilüfer Belediyespor’a hayallerimi gerçekleştirme yolunda bana destek oldukları için teşekkür ediyorum.

Eğitim hayatından bize biraz bahsedebilir misin? Nerede okuyorsun?

Eylül 2016 Amsterdam’da JohanCruyff College’da, spor yöneticiliği eğitimine başladım. Bu okula sadece yetenekli sporcular gidebiliyor. Ama çok mutlu olmadım çünkü ben sanat ağırlıklı bir kariyer hedefliyorum. Bu sene moda okumaya karar verdim ve Hollanda’ya dönünce moda tasarım okulunda okuyacağım. Antrenman, yarışmalar ve staj olunca okul izin veriyor. Haftanın belli günleri günde iki defa antrenman yapabiliyorum. Haftada toplam 20 saat antrenman yapıyorum. Hafta içi spor ve okul nedeniyle Amsterdam’da bir ailenin yanında kalıyorum. Hafta sonu annem, babam ve kız kardeşim ile Hollanda IJsselstein şehrinde yaşıyorum.

Eskrim antrenmanlarına Hollanda’da devam ediyorsun.  Ama sanırım antrenman yaptığın kulüpte engelli olan bir tek sen varsın. Engelsizlerle antrenman yapmanın ne gibi faydası var?

Hollanda’da eskrim kulüplerinde yalnız ben engelliyim. Engeli olmayan eskrimciler ile antrenman yapıyorum. Engeli olmayan eskrimciler benimle karşılıklı oynarken onlar da benim gibi tekerlekli sandalyede oturuyorlar.

​Engelli ve engeli olmayan sporcu için vücudun hızlı hareketi ve kılıçla yapılan teknik hareketler her iki tip eskrimci için çok iyi bir egzersiz. Çünkü tekerlekli sandalyede yapılan eskrim maçları kılıçla yapılan teknik çalışma ile bire bir aynı. Şu an Türkiye’de yalnız Bursa Nilüfer Belediyesinde tekerlekli sandalye eskrim yapılıyor. Türkiye’de daha çok eskrim kulüpleri olsa ve engelli spor okulları bu spora destek verse daha çok ilgi göreceğini düşünüyorum.

Tekerlekli sandalye eskrim sporunun yaygınlaşması için sence ne gibi çalışmaların yapılması gerekir?

Bu işin yaygınlaşması için Türkiye’de eskrimi gönülden seven antrenörlerin tekerlekli sandalye eskrimine daha fazla ilgi göstermesi gerekiyor. Aynı zamanda biz Türk Mili Takımı sporcuları, yarışmalarda dereceler aldığımız sürece bu güzel spor daha çok engelli bireyler tarafından tercih edilir ve sayımız artabilir.

 

Son olarak gelecekteki hedeflerini soralım...

Hedefim dünyanın en iyi engelli eskrimcisi ve Paralimpik oyunlar şampiyonu olmak.