‘Göz Kaçırma’lardan ‘Müsabaka Takibi’ne

‘Göz Kaçırma’lardan ‘Müsabaka Takibi’ne

Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin yüksek sesle dile getirildiği günümüzde, engelliliğin basın fotoğraflarındaki temsiliyetinde ise, kadınlar lehine bir değişime şahit olundu.  Engelli bireyi durağan, edilgen olarak gösteren pasif pozların yıllar içinde azalarak yerini dinamik, etken pozlara bıraktığı görülmekte.

Sosyopolitik bir tanımlamaya göre engellilik, yapılandırılmış sosyal çevrenin özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarına ve isteklerine yanıt verememesinden kaynaklanmaktadır. Bu perspektife göre; ilişkili sorunların çözümü, engelli bireylere yönelik insan haklarının genişletilmesi ile çözümlenebilecektir. Dünyanın farklı coğrafyalarındaki bazı kritik yasal düzenlemelerde bu yaklaşımın izlerini görmek mümkündür.

Politika değişimlerinde uluslararası anlaşmalar ve anayasalar sağlam bir dayanak olmakta ancak tek başlarına yetersiz kalmaktadır; engelliler lehine yorumlama için ilave katkılar, destekler aranmaktadır. Politika girişimcisi olarak ifade edilen etki edici toplum katmanları, hak savunucuları, siyasi kesimler, konuyla ilgili yazılı, sözlü, görsel basın paylaşımları, ve bunların arasındaki etkileşimler politika değişikliğine tesir eden öğeler olabilmekte. Engelli haklarının gelişiminde anahtar rol oynamış bazı önemli yasal düzenlemeleri 30-40 yıl bandında incelemiş akademik çalışmalar mevcuttur. Bu incelemelerde parlamento faaliyetlerinin ve gazete haberlerinin içerik analizleri yapılmıştır. Zaman serisi verileri olarak ifade edilen ve ardışık bazı zaman bloklarının incelendiği çalışmalar göstermektedir ki, dikkat çekici sosyopolitik medya hikâyeleri parlamento oturumlarında kendilerine ciddi bir yer bulmuştur.

Bu durum, bizleri şu iddiaya yaklaştırabilir: Medyadaki engelli sporu konularını ve sorunlarını yeniden tanımlamak, yeni vatandaşlık haklarının, engelli spor yasalarının ve düzenlemelerinin çıkartılmasına katkı sunabilir. Bu görüşün savunucularına göre medyada engelli sporlarının daha çok yer alması sadece yasal haklar konusunda bir katkı sunmaz, aynı zamanda toplum nazarında bu sporcuların nasıl bir statüye konumlandırıldığına de etki eder. Sportif katılım olanaklarının toplumun daha geniş kesimleri tarafından desteklenmesi sonucunu doğurabilir. Medyanın sporla ilişkili olarak paylaştıkları toplumda kimin ve neyin değerli bulunduğu konusunu daha net tespit etmemize katkı sağlarken,  sosyal çevrenin baskın görüşlerini hatta toplumsal normaları yansıtan bir araç da olabilir. Bununla birlikte belki marjinalliğe itilmiş, sportif bağlamda hakkı yenmişlerin yaşamlarına yön değiştirici etkileri olabilir. Bu boyutlarda katkı sunabilecek yaygın medya ilgisinin paralimpik oyunlar döneminde fazla olacağı varsayımından hareketle,  farklı toplum kesimlerinin teveccüh ettiği gazeteler üzerinden bir içerik analizi gerçekleştirildi.

Yöntem olarak yaygın temalar ve haber olarak okuyucuyla paylaşılmaya değer bulunan yazılar incelenmiştir. Bu tercihler anlamında,  gazetelerin politik eğilimleri arasında bir fark olup olmadığına da bakılmıştır. Gazetelerin yayın politikasının tanımlanmasında çeşitli sınıflandırma alternatifleri mevcuttur. Ülkemiz özelinde,  bazı kaynaklarda “Muhafazakar, İslami,  Ulusalcı, Kemalist, Laik, Liberal, Milliyetçi, Etnik Milliyetçi, Azınlık, Hükümet Yanlısı, Hükümet Karşıtı, Merkez Sağ, Merkez Sol” gibi tanımlamalar gazetelerin yönelimlerini ifade etmek için kullanılabilmektedir. Bu çalışmada anaakım medya ve tirajlar dikkate  alınmış,  “sol/liberal” ve “sağ/muhafazakar” tasnifi tercih edilmiştir. 2004-2008-2012 yıllarında Paralimpik Oyunların iki hafta öncesinden başlayıp iki hafta sonrasında sonlanan gazete incelemelerinde, anaakım ulusal gazetelerden en yüksek tiraja sahip (ancak spor gazetesi olmayan) 10 gazete üzerinden rastgele seçilen 5’i değerlendirmeye alınmıştır. Fotoğraflara ilişkin olarak da karelerdeki cinsiyet, engelin açık mı yoksa gizlenerek mi paylaşıldığı, pozların aktif mi pasif mi olduğu gibi detaylar  incelenmiştir. Açmak gerekirse... atış anındaki bir basketbolcu aktif iken, tekerlekli sandalyede oturarak bekleyen bir sporcu pasif olarak tanımlanmıştır.  Bu fotoğraflara ilişkin özet tablo okuyucunun ilgisine sunulmuştur. Şimdi yazıların içerik analizlerine bir göz atalım...

 

FOTOĞRAFLAR

 

Adet

Engelin Gözüktüğü

Aktif Pozlu

Pasif Pozlu

Kadın Sayısı

Erkek Sayısı

2004

17

6

6

11

9

24

2008

66

43

34

32

85

86

2012

174

148

94

80

198

339

TOPLAM

257

197

134

123

292

449

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2004

Bu dönemde engelli sporlarıyla ilgili 23 habere/makaleye yer verilmiştir. Makalelerde sporcuların başarıları ve ulusal gurur ana tema olarak karşımıza çıkmaktadır (Örn. Yalnız iki makalede ülkemiz engelli sporlarına atıf yapılmamıştır). Okuyucular geçmiş skandallarla ilgili bilgilendirilmiştir (Örn. İspanyol özel sporcular hilesi). Engelilikle ilgili acı ve üzüntü veren deneyimler çok sıklıkla paylaşılmıştır. Sporun travmayı azaltıcı rehabilitasyon etkisinin sıklıkla paylaşılması bu dönemdeki yayınlarda tıbbi-medikal oryantasyonun hakim olduğunu göstermektedir. Paylaşılan haberlerin karşılıklı oranlarına bakıldığında sol/liberal eğilimi temsil eden gazeteler %70, sağ/muhafazakar görüşü temsil eden gazeteler ise %30 oranında haber paylaşımı gerçekleştirmiştir.  

 

 

2008

Engelli sporlarıyla ilgili haber ve makale sayısı yaklaşık iki kat artarak 50’ye ulaşmıştır. Sporcularımızın başarıları ve ulusal gurur yine sıklıkla kullanılmıştır. Skandallar ve marjinal antreman metodları detaylı olarak tasfir edilmiştir (Örn. Teknolojik doping, yanlış zeka seviyesi bildirimi, performansı artırmak için kasların travmatize edilmesi). Engellilikle ilgili medikal yaklaşım yoğun olarak sürmekle birlikte, sosyal yaklaşımın yer aldığı haberler de görülmüştür.  Politik oryantasyonlar arasındaki sayısal fark zıt yönlere gitmiştir. Sağ/muhafazakar eğilimi temsil eden gazeteler bu sefer daha geniş bir oranda haber paylaşımı yapmıştır: %58

2012

Haber/makale sayısının 80’e çıktığını, sporcularımızın performanslarının ve milli başarıların yine sıklıkla ön plana alındığını görüyoruz. Başarılar dışında en çok ilgi çekenler ise dramatik konular olarak karşımıza çıkıyor (Örn. Şampiyona Hırsız Şoku, Dramla Gelen Mutluluk, Yetimhaneden Çıkan Altın Kız gibi başlıklar). Önceki iki Paralimpik Oyunlar döneminden farkı olarak, engelliliğin sosyal boyutunun daha fazla ele alındığı bir kapsam mevcut. Haber miktarındaki politik oryantasyon farkı yok denecek kadar az olmuştur (Sol/liberal: %49; Sağ/muhafazakar: %51).

Engelli bireylerin basında yer almalarına ilişkin bu çalışmanın temel kuramsal altyapısı Hall’un “Ötekileştirme Kavramı” ve DePauw’un “Engelliliğin Görün(me)mesi” olarak ifade edilebilir. Tarihi gelişimsel süreçten bakıldığında ötekileştirme anlamında hala kat edilecek bir mesafe görünmektedir. Bununla birlikte artık engelin gözümüzü kaçırdığımız bir mahcubiyet meselesi değil, sporla daha fazla anlam bulan bir toplumsal çeşitlilik olarak görülmeye başladığını iddia edebiliriz.

Tüm dünyada ortak tema olan ‘ulusal gurur’, ötekileştirmenin bir sembolü olarak görüldüğünden kimi zaman engelli araştırmalarında ciddi eleştiriler getirilen ‘destansı kahramanlıklar’, farkındalığı artırmayı hedefleyen ‘engelli sporuna yönelik teknik bilgilendirme’, belki tiraj kaygısıyla paylaşılan ‘skandallar’, yaygın temalar olarak tespit edildi. Sporcuların rakipleriyle mücadele anlarından, ne yazık ki tüm yıllarda sınırlı sayıda pozlar mevcuttur. Üstelik bunların bir kısmı olumsuz münakaşa hikayeleri içermektedir. Engelli Olimpiyatları gibi bazı hatalı kullanımlar da 2004’ten 2012’ye sürmüştür. Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin yüksek sesle dile getirildiği günümüzde, engelliliğin basın fotoğraflarındaki temsiliyetinde ise, kadınlar lehine bir değişime şahit olundu.  Engelli bireyi durağan, edilgen olarak gösteren pasif pozların yıllar içinde azalarak yerini dinamik, etken pozlara bıraktığı görülmekte. 2012 yılında politik figürlerin basındaki yansımalarının çokluğu ise, engelli spor politikalarına ve yasal düzenlemelere yönelik olarak siyasi partilerden daha yaygın bir olumlu destek beklenebileceğine işaret ediyordu…