Ağustos Böceği

Ağustos Böceği

Bu ayki yazımızda çok güzel şeylerden bahsetmek, sizleri güzel rüyalara götürmek isterdim ama bu sefer biraz farklı şeylerden bahsedeceğim. Onun için de bir hikaye ile yazıma başlayacağım..

Kızılderili şefleri trenle New York’a getirilir. Bir heyet kendilerini karşılar. Konuklara, toplantı öncesi kenti gezdirirler. Sokaklardaki insan seli, arabaların, iş makinelerinin gürültüsü Kızılderilileri şaşırtır.

Birara Oglala Lakhotaları’nın şefi ve Karageyik bir ağustosböceğinin şarkısını duyduğunu söyler. Diğer reisler de onaylar ama beyaz adamlar inanmaz. Kentte ağustosböceğinin olmayacağını, olsa bile bu gürültüde duyulamayacağını söylerler. Karageyik ısrar eder; arabayı durdurur, iner. İlerideki parka gider ve bir ağaçta ağustosböceğini görür.
 

Beyaz adamlar şaşırır. “Olamaz” derler. “Sende doğaüstü güçler var .”

“Hayır” der Karageyik, “Ağustosböceğini duymak için doğaüstü güce ihtiyaç yok .”

“O zaman biz niye duymadık ? ” der beyaz adam.
 

Karageyik cebinden metal bir 50 sent çıkarır , kaldırımda yürüyen insanların arasına yuvarlar. Bir anda herkes “Acaba benden mi düştü? ” diye paraya bakmaya başlar.

Karageyik yanındakilere döner ve sorar: “Anladınız mı? ”

“Anlamadık” derler.
 

Anlatır:
 

“Bir insan için önemli olan , nelere değer verdiğidir. Çünkü her şeyi ona göre duyar, ona göre görür ve ona göre hisseder. Siz doğaya değer verseydiniz, ağustosböceğinin şarkısını duyardınız.”
 

İşte ben de naçizane ağustosböceğinin sesini duydum ve sizlerle paylaşmak istedim.
 

Türkiye’de faaliyet gösteren 4 engelli spor federasyonu var. Bu federasyonların içinde de bir çok spor branşı var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanlığı, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde engellilere hiç kimsenin davranmadığı kadar yakın davrandı. Onların başarılarında, yanlarında oldu. Zor günlerinde ellerinden tuttu.

Bir şekilde azıcık kendimizi de övelim. TRT ekranlarından 11 yıldır yayınlanan Engelsizspor programının da bunda biraz katkısı var diyelim. Ülkemizde engelliler artık sokağa çıkmaya başladı. Spor alanlarında boy gösterdiler. Sporcu sayısı, kulüp sayısı inanılmaz derecede arttı. Bununla doğru orantılıda başarılar gelmeye başladı. Bir çok spor branşında adımızdan söz ettirmeye başladık. Bununla da yetinmeyip gençler kategorilerinde bile zirveye oynar duruma geldik.
 

Şimdi “Cem Çınar ne güzel bunun neresinde bir kötülük ya da olumsuzluk var ” diye düşünebilirsiniz. Sporcu sayısı arttı, kulüp sayısı arttı, faaliyetler arttı. Federasyonlar artık bu organizasyonlara para yetiremez hale geldi. Yurtdışında yapılan organizasyonlara katılmadan Paralimpik oyunlarına gidemiyorsunuz.
 

Bu branşların ülke içinde şampiyonaları var. Bu kadar sporcu ile ilgilenmesi gereken hakem, antrenör ve büroda çalışan elemanlar var. Var oğlu var yani. Federasyonların, yapılan katkılarla bunların altından kalkması mümkün değil. Hadi sponsor buldular diyelim, biraz katkı sağladılar. Ama bu katkı nereye gidecek? Federasyonların günü kurtarmak için harcayacakları kasaya.
 

Peki ya kulüpler, bireysel sporcular ne yapacak?
 

Bir çok kulüp bu yıl kapısına kilit vurmak üzere. Unutulmamalıdır ki federasyonları federasyon yapan kulüplerdir. Onlar kapılarına kilit vurursa ortada federasyon kalmaz.

Artık engelli sporcular da para karşılında transfer oluyor. En doğal hakları. Bu sporcuların ücretini kim ödeyecek? Deplasman için
federasyonun katkısı 10 lira ise takım o deplasmanda 30 lira harcıyor.
 

Ampute Futbolu ele alalım, en popüler engelli spor branşlarından biri olduğu için. Türkiye Futbol Federasyonu maddi katkı sağlamasa bu liglerin oynanması mümkün değil.

Belki biliyorsunuzdur ama ben yine de yazmak istiyorum. Türkiye’de iki engelli spor branşı var ki o kendi spor federasyonunun çatısı altında değil ana spor federasyonun altında çalışmalarını sürdürüyor.
 

2020 Paralimpik oyunlarında ilk kez resmi olarak katılacak olan Para Taekwondo ve Golf. Taekwondo Federasyonu Başkanı Metin Şahin ve Ali Ağaoğlu bu engelli sporcularımıza kol kanat gerdi. Büyük ağabeyleri hangi imkanlardan faydalanıyorsa engelli sporcular da aynı imkanlardan faydalanıyor. Bu branşlarda belki farkında değiliz ama büyük başarılar ardı ardına gelmeye başladı.
 

Bu sporlar Bedensel Engelliler Spor Federasyonuna bağlı spor dallarıdır. Bu hareket Bedensel Engelliler Spor Federasyonunun üzerinden büyük bir yükü almıştır diye düşünüyorum. Bir çok spor federasyonu kendi branşlarına katkıda bulunabilir. Basketbol, Futbol, Tenis ve diğer federasyonlar engelli spor federasyonları üzerindeki maddi yükü azaltabilir ya da engelli spor kulüplerine destek olabilir.

Bu sporcuların kamp ve yurt dışı masraflarına destek olsalar engelli spor federasyonları biraz rahat nefes alır. Hepsini üstlensinler demiyorum. Ancak bir şekilde adından söz ettiren spor branşlarına katkıda bulunmaları gerektiğine inanıyorum.
 

Bir başka çözüm ise sponsorluk ya da yerel yönetimlerin bu konuya el atması. Ülkemizin değeri olan bir çok şirket var. Bu şirketlerin kendi faaliyet gösterdiği illerde de bir çok spor kulübü var. Yapacağı yardımlar büyük şirketlerin adını alacak, kulüpler daha güçlü olacaklardır.
 

Zaten maddi açıdan zorluk çekmeyen yerlere sponsor olacaklarına, manevi hazzı da yaşayacakları küçük engelli spor kulüplerine destek olsalar kötü mü olur?
 

Gelelim yerel yönetimlere. Şahinbey Belediyesi, Bağcılar Belediyesi, Yenimahalle Belediyesi, Kocasinan Belediyesi, Yıldırım Belediyesi gibi ismini sayamadığım belediyeler gibi diğer belediyeler engelli spor kulüplerinin elinden tutabilirler. Sadece araçlara mazot vererek yada iki tane eşofman alarak değil, maçlarına giderek bu engelli kardeşlerimizin ilgi odağı olmalarını sağlayarak.

Bu sayede kendilerine sponsor bulmalarınısağlayarak destek olabilirler.

Türkiye çok geç çıktığı bu yarışta tüm dünya ülkelerini yavaş yavaş geride bırakıyor. Bu yarışta lütfen sizde bir kulübün elinden tutun. Bu karmaşa, bu gürültü içinde siz de bir ağustosböceğinin sesini duyup ona destek olun.

Bu haykırışları gören ve duyan en önemli insan ise sporun başındaki gerçekten bu işi bilen, sporun en üstünde yer alan Sayın Bakan Mehmet Muharrem Kasapoğlu’dur. Belki farkında değilsinizdir ama Bakan Kasapoğlu Spor TOTO teşkilat başkanlığı yaptığı dönemde bir çok engelli spor kulübünün sporcusunu ve başkanını makamında kabul edip ağırlamış, elinden geldiğince karınca kararınca yardımda bulunmuştur.
 

Hangi engelli spor branşından birisiyle bir araya gelsem “Yakından tanıyorum abi yanına gitmiştim” diyor. Sayın Bakan Kasapoğlu, engelli sporlarının Türkiye’de daha ileriye gitmesi için bulunmaz bir nimettir. Engelliye bakış açısı “Aman biri bana laf söylemeden engellilere destek olayım”dan çok, gerçekten içinden geldiği ve bu camiaları yakından tanıdığı için reform nitelinde yardımlar olacağına inanıyorum. Bu sayede de dünya kupalarında, Paralimpik oyunlarda aldığımız başarılar kat kat artarak devam edecektir.
 

Çok önem verdiğim konulardan bir tanesi de TRT’nin katkısı. TRT Genel Müdürümüz İbrahim Eren’in engelliye bakışı inanılmaz güzel. Hayalleri, uygulamaya koymak istediği güzel projeleri var. TRT gerçekten Türkiye’nin hatta dünyanın en ücra köşelerine kadar ulaşıyor.

Reklamı düşünen insanların amacı nedir? Halka ulaşmak. Bunun en güzel yöntemlerinden biri de biziz yani TRT. Biz TRT olarak bir çok engelli spor branşlarını ekranlara taşıyoruz. B1 Görme Engelliler Futbol, Tekerlekli Sandalye Tenis ve Ampute Futbol maçlarını TRT Spor ekranlarından seyirciye ulaştırıyoruz. Ama gel gelelim bunları ekranlara taşıdığımız sahalar yayınlara uygun değil. Paralimpik oyunlarında ekranlarda izlediğimiz sahalardan elimizde yok.
 

Bazı belediyeler elini taşın altına koyarak güzel şeylere imza attılar ya da atacaklar. Örneğin Şahinbey Belediyesi yaptı, Pendik Belediyesi bitirmek üzere. Onların uluslararası standartlarda Ampute Futbol sahaları var.

B1 Görme Engellilerin oynadığı futbol gerçekten görsel zevki en üst seviyede bir spor dalı. İşte biz bu sahaları yaparsak ekrana çıkan takımlar kendi hayatlarını idame ettirebilmeleri için sponsor bulabilirler.

Yani TRT maçları verdiğinde bir göğüs reklamı alan ya da saha etrafına reklam alan takımlar bir maçta bir yıllık masraflarını çıkarabilirler. Onlara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmiş oluruz. Ondan sonrasını zaten bu kulüpler halleder. Lütfen siz de avazı çıktığı kadar bağıran, size güzel şarkılar söyleyen bu ağustosböceklerinin sesini duyun. Onlara destek olun. Yoksa bu gürültü içinde seslerini duyuramadan aramızdan teker teker ayrılacaklar.