Aydın Hoca Gibi Bakabilmek

Aydın Hoca Gibi Bakabilmek

Nisan ayında Şanlıurfa’ya beşinci kez gittim. Tatile değil. Orada ilkokul ve lise çağındaki öğrencilere “engellilik nedir”, onu anlatmaya. Şanlıurfa, özünde “peygamberler şehri” olarak bilinir. Manevi değeri büyüktür. İşte bu kentte bir insan var ki kendini biz engellilere adamış. Bütün zamanını ailesiyle geçirmek ya da okuldaki öğrencilerine verdiği beden eğitimi derslerine ayırmak varken o, ekstra vakitlerini kendisi gibi olmayanların hayatını, kendisi gibi olanlara anlatmaya ayırmış.

 Tam beş yıldır, mekânlar değişse de amaç ve sonucu değişmeyen “Engelli Empati Haftası”nı düzenleyerek kentindeki bugünün ve yarının gençlerine anlatmak için çabalayan birisi. Bu bahsettiğim kişi beden eğitimi dersi öğretmeni Aydın Yıldırım. Kendisi aynı zamanda tekerlekli sandalye basketbol maçlarında düdük çalan değerli bir hakem. Belki hissiyatı yönettiği maçlardan kabarmıştır diye düşündüğüm Yıldırım, hiç bitmeyen, hep üzerine bir şeyler ekleyerek bu projeyi ayakta tutmayı başarmış bir isim. 

Peki, nedir bu “Engelli Empati Haftası?” Engellilik kavramı “bambaşka bir konu”. Bunu bambaşka konu haline getiren de bu konuya pek zaman ayırmamış, araştırıp da bir fikir edinmemiş insanların kafalarında büyüttüğü bir konu olması. Düzenlenen empati haftasında, okullarda okuyan ilkokul ve lise çağındaki öğrencilere bizim uzaydan gelmediğimizi, bizim de evlenip aile kurduğumuzu, çocuklarımız olduğunu, para kazandığımızı, kimimizin önemli başarılara imza attığını, değerli mevkilere çıkan engelli bireylerin de olduğunu anlattık.

Gözlerde hep bir şaşkın bakış... Slayt gösterilerinde anlattıklarımızı resmettiğimizde şaşkın bakışların yerini heyecan ve merak almaya başlıyor. Sorular gelmeye başlıyor. Bazıları bizi güldürüyor ama mutlu ediyor. Sohbet başlamadan hemen önce senin vücut farklılılarını meraklı bakışlarla inceleyen gözler, sunum bittikten sonra hayran hayran bakar hale geliyor. Çünkü bilmiyor bu insanlar. Küçüğünden büyüğüne bilmiyor. Anlatılmıyor. Sadece Beytullah’ın, Ebru’nun ya da bir başkasının hayatını anlatmakla olmuyor. Bizim sıradan bir hayat yaşadığımızı, her insan gibi bizlerin de maddi ve manevi sorunlarımız olduğunu, sevgilimizden ayrılıp şiir yazdığımızı bilmiyor insanlar. İşte Aydın Yıldırım’ın yapmaya çalıştığı da bu.

Bu yıl beşincisini gerçekleştirdiği etkinlikte, sahneye çıktığımda baktım karşımda İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün de aralarında olduğu değerli isimler var, aldım sazı elime: “Biz, 5 yıldır başta Aydın Yıldırım olmak üzere bu projeye gönül verip emek harcamış insanlar, bu projeyi el birliğiyle bu noktaya getirdik. Artık bu tüm ilde, ardından bölgede ve daha sonra tüm ülkede hayata geçmeli. Okullarda beden eğitimi gibi, toplumda farklı yaşam şartlarına sahip insanların hayatlarından bahsedilen dersler koyulmalı” dedim. Vücut hareketleriyle olurunu aldım, takipçisi olacağım. Bu yapılmayacağı anlamında değil, yapıldığında bir sırt da ben vereceğim, anlamında.

Demem o ki ülkeye Aydın Yıldırım gibi hocalar gerek. Para bulamadığı zaman kendi cebinden harcayabilecek kadar amacına âşık insanlar gerek. Okullarda aç gözlere, güzel sözlerle bilinmeyeni anlatmak gerek. Sadece sporcularımızın elde ettiği başarıları radyo ya da ekrana çıkarmakla çözülmeyeceğini anlamalıyız. Ben kendi payıma anladım. Her verdiğim sunumdan sonra bir kez daha anlıyorum. Verilen her bilgiden sonra engellilik değer kazanıyor, onu gördüm. O salondakiler için bir şeyleri değiştirdiğimi gördüğüm zaman anladım. Denizyıldızı hikâyesinde çocuğun denize attığı denizyıldızı için dediği gibi “onun için fark etti”. Gerçek farkındalık, bir gözün size farklı baktığını gördüğünüz anda yaşanır. Her kazanılan farklı bakış, yarın sizin açtığınız yolda diğerlerinin rahat ve mutlu şekilde yaşamasına yardımcı olacak. Artık değişmeliyiz. Varlığımıza değer katmak için, anlatmalı, anlatana destek vermeli, dirsek temasını kesmemeli.

Temastan, dirsekten bahsetmişken, bu yıl Şanlıurfa’da okul çağındaki çocuklarda  “engellilik algısını” artırma ve farkındalık çalışmalarının sürdürülebilmesi için büyük destek veren, Şanlıurfa Amaç Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu adına Cemal Yıldız’a, çok değerli okul müdiremiz Songül Yorulmaz Söylemez’e ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Engelliler Koordinasyon Merkezi Müdürü Habip İpar’a teşekkürlerimle