Çok Özel Sporcular

Çok Özel Sporcular

Engelsizspor programı çekimleri nedeniyle birçok organizasyona katılma şansı buluyorum. Yeni yeni hikâyeler duymak yeni insanlar tanımak beni inanılmaz mutlu ediyor.

Özel sporcuların bundan bir kaç yıl önce Adana’da yapılan atletizm yarışmalarında iki çocuk gözüme çarpmıştı. Atletizmden çok iyi anladığımı falan düşünmeyin sakın... Duruşları, antrenmanları bir de başlarında onlarla ilgilenen genç bir delikanlı gözüme farklı gelmişti.

Kamera kayıtta...

“Seni tanıyabilir miyim? Nereden katılıyorsun?” sorusuna “Samsun, ağabey” diyerek içimi ısıtan bir cevapla başlamaları bu genç delikanlı ve bu iki güzel kardeşime daha çok odaklanmama sebep oldu. Nedeni de biraz övünmek gibi olmasın ama Samsunlu olmamdan kaynaklı.

“Aytunç, anlat bakalım bu güzel kızların hikâyesini” dedim. Daha hemen işin başında, “Ağabey, annem bu kızlar yüzünden beni eskisi gibi sevmiyor” dedi. İşler daha ilginç bir hal almaya başlamıştı. “Aytunç, ben çocuklarla ilgili soru soruyorum sen kıskançlık yapıp annenin artık seni eskisi gibi sevmediğini mi söylüyorsun?” Gözleri ışıl ışıl parlayan Aytunç’un dili çözülmeye başladı. Samsun’da gönüllü olarak sporculara antrenörlük yapan 33 yaşındaki Aytunç Göz, köyde bulduğu zihinsel engelli sporcuların atletizmde başarılı olmasının hikâyesini anlatmaya başladı.

Ondokuzmayıs Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümünden mezun olan ve Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde görev yapan Göz, 8 yıl önce gönüllü olarak engelli sporculara antrenörlük yapmaya başlamış. Sporcu bulmak için köy köy gezen Aytunç Hoca, 5 yıl önce Çarşamba ilçesinin Beylerce köyünde her ikisinin de sekizer kardeşi olan zihinsel engelli sporcular 17 yaşındaki Esra Bayrak ile 16 yaşındaki Yasemin Keskinsoy’u görmüş. Daha önce sporla tanışan ama çeşitli nedenlerle bırakmak zorunda kalan Esra ile Yasemin’i şehir merkezindeki bir yurda yerleştirmiş ki onların her şeyiyle yakından ilgilenebilsin.

Esra Bayrak ile Yasemin Keskinsoy’u çalıştırmaya başlayan Aytunç Hoca, yurdun kapanması üzerine kendi ailesinin de desteğiyle bir yıl önce evlerinin üst katını kiralayarak engelli sporcuları buraya yerleştirmiş. İlk yıl şampiyonluklar gelmeye başlamış.

Esra ve Yasemin ile de röportajlar yapmıştım Adana’da. İnanılmaz güzel şeyler söylemiş, hedeflerinin paralimpik oyunları olduğunu dile getirmişlerdi.

Bu sene Antalya’daki şampiyonada yine bu güzel kardeşlerimin yarışlarını izledim. Muhteşem ilerlemeler kaydetmişler. Aytunç Hoca’nın bu kızları kıskanma nedenini ise orada anladım. Tribünlerde bir kadın, sürekli Esra ve Yasemin’e tezahürat yapıyor ve onlarla kendi öz kızları gibi ilgileniyordu. Vildan Hanımı o zaman tanıdım ve Aytunç Hocaya hak verdim.

Vildan Hanım emekli bir öğretmen, güçlü bir kadın. Söylediği, anlattığı şeyler tam derslik. Aytunç Hoca, çocukları Samsun’a yurda bıraktığında tanımış bu şampiyon kızlarımızı. O gün kafasına koymuş bu çocuklara kendi çocukları gibi bakmaya. Onlar geldikten ve aynı sofrada yemek yedikten sonra evlerinin bereketinin artığını söylerken demagoji yapmıyordu. İçten, kalpten Allah’a şükrediyordu. Çok mutluydu kızlarıyla. Bir gün ay yıldızlı bayrağı göndere çektireceğinden emin sarıldı kızlarına; Gururla her ikisini de alanlarından öptü emekli öğretmen Vildan Abla. Aytunç Hoca kıskanmasın diye onu da kanatlarının arasına alarak bir resim verdiler TRT kameralarına...

Mikrofonu yine Aytunç Hocaya uzattım Antalya stadında; gözlerindeki ışıltıyı görmenizi isterdim o an. Başladı anlatmaya. Evin tüm masraflarını ailesi ile kendisinin karşıladığını söyledi. “Annem çocukları çok seviyor. Her zaman onlarla ilgileniyor. Engellilere imkân verildiğinde neler yapabileceğini bu sporcuların başarısında gördük.”

Sporcuların üç yılda 6 Türkiye rekoru kırdığını ve 8 Türkiye şampiyonluğu elde ettiklerini söyleyen Aytunç Hoca, dünya ve Avrupa macerasına ilk olarak Esra Bayrak’ın 2016 yılında Ankara’ da uzun atlamada Avrupa şampiyonu olarak başladığını, geçtiğimiz sene 3-6 Ağustos 2017 tarihinde İsviçre’de ilk kez bir özel sporcumuzun uzun atlamada Dünya Gençler Şampiyonluğunu elde ettiğini anlattı. Ayrıca Esra Bayrak’ın, 1-4 Mart 2018 tarihlerinde Fransa’nın Val de Reuil kentinde düzenlenen INAS Dünya Salon Atletizm Şampiyonasında 60 metrede Türkiye rekoru kırıp dünya şampiyonu olurken, dünya sıralamasında da ilk 5’e ilk kez bir özel sporcunun adını yazdırmış olduğunu söyledi. Aytunç Hoca, 2020 Tokyo Paralimpik oyunları için Esra’nın IPC tarafından şimdiden uzun atlamada altın madalya favorisi ilan edildiğini aktardı. Bir diğer sporcumuz Yasemin Keskinsoy ise aynı müsabakada 400 metrede dünya üçüncüsü olarak yine bir ilke imza attı.

Bir sporcunun Paralimpik oyunlarda madalya kazanması oldukça zordur. Paralimpik oyunlarında madalya alma şansını Aytunç Hocanın diliyle aktarmaya çalışayım.

2013 yılında spora başlayan bu iki kardeşimizin madalya alma şansı:

2013’de 997.500.000 de 1

2014’de 18.784.338 de 1

2015’de 29.036 da 1 (Türkiye şampiyonu)

2016’da 1292 de 1 (Avrupa şampiyonu)

2017’de 10 da 1 (Dünya Gençler şampiyonu)

2018’de dünya sıralamasında ilk 5.

Genç hocamızın bir teşekkür ricasını es geçmemek lazım: “Samsun Milletvekili ve engellilerin ablası Çiğdem Karaaslan her zaman bizim yanımızda oldu. Ona sonsuz saygılarımızı sunuyoruz.”

Ben de bir önemli bir konuya değinmek istiyorum. Haddim olmayarak ben de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etmek istiyorum. Onun engellilere nasıl baktığını bilmeyenler olabilir. Sayın Cumhurbaşkanının İstanbul Belediye Başkanı olduğunda ilk kurduğu birimin Engelliler Müdürlüğü olduğunu bilmeyenler vardır belki. Liderliğe giden bu yolda ilk kurduğu birimin bu olması onun engelliye bakışını göstermiştir.

O kadar kritik işlerinin arasında şampiyon olan sporculara telefon açması, mesaj göndermesinin ne kadar önemli olduğunu anlatmam sanırım imkânsız. Telefon geldiğinde o çocukların yüzlerini, o ailelerin sevinçlerini bizzat görmenizi isterdim.

İşte Yasemin ve Esra da Sayın Cumhurbaşkanımızın bir küçük jestiyle çok mutlu oldular. O heyecan, o mutluluk belki de bize paralimpik oyunlarında kürsünün en üst basamağını getirecek.

Bir parantez de Özel Sporcular Spor Federasyonuna açmazsam haksızlık yapmış olurum. Başkan Birol Aydın bu geminin kaptanı. Mükemmel bir tayfası var. O gemi sayesinde bu başarıların artarak devam edeceği inancını taşıyorum. Yüce rabbim çıktıkları bu yolda onlara güç kuvvet veriyor tüm işleri düzgün yürüyor.

Bu iki genç sporcumuzun isimlerini lütfen not edin. Çünkü onlar çok önemli başarıların meyvesi olarak bundan sonra hep karşımıza çıkacak